Ünlü söz
“İmanla görmenin yolu, aklın gözünü kapamaktır: Mumunuzu söndürdüğünüzde sabahın gün ışığı daha net görünür.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
İngilizce aslı
The Way to ſee by Faith is to ſhut the Eye of Reaſon: The Morning Daylight appears plainer when you put out your Candle.
Ne anlatıyor?
Bu özdeyiş, iman ile akıl arasındaki gerilimi kısa ve çarpıcı bir benzetmeyle ele alır. Franklin, aklı bir muma, imanı ise sabah güneşinin ışığına benzetir. Karanlık bir odada mum ne kadar işe yarasa da, gün doğduğunda güneş çok daha büyük ve kapsayıcı bir aydınlık sunar. Bu yüzden, daha yüksek bir gerçeği kavramak için insanın kendi dar ve sınırlı aklî ölçütlerini bir kenara bırakması gerekebilir.
Sözün ana fikri, bütün bilgiyi yalnızca akılla kavramaya çalışmanın, daha derin bir iman tecrübesinin önünde engel olabileceğidir. Franklin burada imanı aklı yok sayan bir şey olarak değil, aklı aşan bir görme biçimi olarak tarif eder. Mumun söndürülmesi bir kayıp değil, daha güçlü bir ışığın fark edilmesini sağlayan bir adımdır.
Franklin'in aydınlanma çağında yaşamış pratik bir düşünür olduğu düşünülürse, bu söz onun düşünce dünyasında iman ile aklın büsbütün karşıt sayılmadığını gösterir. Bugünün okuruna ise kesin bilgi iddiasının ve kendi aklına aşırı güvenin sınırlarını, imanın ise başka bir kavrayış kapısı açabileceğini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Poor Richard's Almanack (1733)
- Künye: "July. VII Month.", Poor Richard's Almanack (1758), Philadelphia: B. Frankin and D. Hall
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Benjamin_Franklin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Deneyim ve gözlemden sonuç çıkarma sanatı, olasılıkları değerlendirmekte, bunların kanıt oluşturacak kadar yüksek ya da yeterince çok olup olmadığını tahmin etmekte yatar. Bu tür bir hesaplama, sanıldığından daha karmaşık ve daha zordur. Genellikle sıradan insanların gücünün üzerinde büyük bir kavrayış gerektirir. Şarlatanların, büyücülerin ve simyacıların — ve halkın saflığını istismar eden herkesin — başarısı, bu tür hesaplamadaki hatalara dayanır.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“İtiraf ederim ki bu Anayasa'nın şu anda onaylamadığım birkaç bölümü var, ama hiçbir zaman onaylamayacağımdan da emin değilim. Çünkü uzun yaşadım; daha iyi bir bilgi ya da daha eksiksiz bir değerlendirme sonucu, bir zamanlar doğru olduğunu düşündüğüm ama öyle olmadığını anladığım önemli konularda bile fikir değiştirmek zorunda kaldığım pek çok örnek yaşadım.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“İnsanlık aynı Yüce varlık tarafından yaratılmıştır, hepsi aynı şekilde O'nun ilgisinin nesneleridir ve eşit olarak mutluluğun tadını çıkarmak için tasarlanmıştır; Hıristiyan dini buna inanmamızı öğretir ve Amerika'nın siyasi inancı bu görüşle tamamen örtüşür.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Bence görüşler, etkileri ve sonuçlarıyla yargılanmalıdır; bir kimse kendisini daha az erdemli ya da daha çok ahlaksız kılmaya yönelik hiçbir görüşe sahip değilse, tehlikeli hiçbir görüşe sahip olmadığı sonucuna varılabilir; umarım benim durumum da budur.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Kana'daki düğünde suyun şaraba dönüştürülmesini bir mucize olarak duyarız. Oysa bu dönüşüm, Tanrı'nın iyiliğiyle, her gün gözlerimizin önünde gerçekleşir. Gökten bağlarımızın üzerine yağan yağmura bakın; asmaların köklerine girer ve şaraba dönüşür; Tanrı'nın bizi sevdiğinin ve bizi mutlu görmekten hoşlandığının sürekli bir kanıtıdır. Söz konusu mucize, yalnızca o anki zorunlu koşullar gerektirdiği için bu süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)
“Bir Yüce, en mükemmel varlığın olduğuna inanıyorum. ... O'nun, yarattıklarının mutluluğundan hoşnut olduğuna ve sevindiğine inanıyorum; ve erdem olmadan insan bu dünyada mutluluğa erişemeyeceği için, O'nun beni erdemli görmekten sevinç duyduğuna kesin olarak inanıyorum.”
— Benjamin Franklin (1706 – 1790)