İçeriğe geç
2Wsözlük

Ünlü söz

“Son üyeler belgeyi imzalarken Doktor Franklin, arkasında doğan bir güneş resmedilmiş olan Başkanlık Koltuğuna bakarak, yakınındaki birkaç üyeye, ressamların sanatlarında doğan güneşi batan güneşten ayırt etmekte zorlandıklarını söyledi. "Ben," dedi, "oturum boyunca ve sonucuna dair umutlarımın ve korkularımın iniş çıkışları içinde, Başkan'ın arkasındaki o güneşe, doğuyor mu batıyor mu anlayamadan defalarca baktım: Ama şimdi nihayet, bunun batan değil, doğan bir güneş olduğunu bilmenin mutluluğuna eriştim."”

— Benjamin Franklin (1706 – 1790)

KaynaklıSöz, künyesiyle birlikte Wikiquote'ta kayıtlı.
Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram

Söz kartını indir

İngilizce aslı

Whilst the last members were signing it Doctor Franklin looking towards the President's Chair, at the back of which a rising sun happened to be painted, observed to a few members near him, that Painters had found it difficult to distinguish in their art a rising from a setting sun. "I have," said he, "often and often in the course of the Session, and the vicissitudes of my hopes and fears as to its issue, looked at that behind the President without being able to tell whether it was rising or setting: But now at length I have the happiness to know that it is a rising and not a setting Sun."

Ne anlatıyor?

Franklin'in bu sözü, Anayasa Konvansiyonu'nun sonundaki umut ve belirsizlik duygusunu güçlü bir imgeyle özetler. Başkanlık koltuğunun arkasındaki güneş resmi, aylarca süren tartışmalar boyunca onun için belirsizliğin simgesi olmuştur: Yeni kurulan cumhuriyet doğan bir güneş mi, yoksa sönmekte olan bir devrin son ışıkları mı?

Sözün güzelliği, Franklin'in bu belirsizliği açıkça kabul etmesindedir. Konvansiyon boyunca umut ve korku arasında gidip gelmiştir. Ancak belge imzalanmaya başladığında, uzlaşmanın sağlanmış olması ona güneşin doğduğuna dair bir güven verir. Bu, ihtiyatlı bir iyimserliktir; kesin bir zafer ilanı değil, uzun bir çabadan sonra duyulan haklı bir ferahlıktır.

İmge ayrıca aydınlanma ve yeni bir başlangıç çağrışımları taşır. Doğan güneş, yalnızca yeni bir devleti değil, aynı zamanda insan aklına ve özyönetime duyulan Aydınlanma inancını da temsil eder. Bugün okura, büyük siyasi belirsizlik dönemlerinde bile umut için nesnel bir dayanak aranabileceğini gösterir.

Hangi bağlamda söylendi?

Bu söz, 17 Eylül 1787'de Philadelphia'daki Anayasa Konvansiyonu'nun kapanışında geçmiştir. Franklin, delegelerin Anayasa'yı imzaladığı sırada, toplantı salonundaki başkanlık koltuğunun arkasında resmedilmiş güneşe bakarak bu gözlemi yapmıştır. Olay, Madison'ın Konvansiyon günlüğünde aktarılmıştır. Konvansiyon dört ay sürmüş, yoğun tartışmalar ve uzlaşmalar sonucunda Anayasa metni ortaya çıkmıştır.

Kaynak

Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.

Konular

İlgili sözler