Ünlü söz
“Hoşgörüsüzlük mabedine hiçbir sözle ya da eylemle asla boyun eğmeyeceğim; başkalarının dinî görüşlerini sorgulama hakkını da asla kabul etmeyeceğim.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
İngilizce aslı
I never will, by any word or act, bow to the shrine of intolerance, or admit a right of inquiry into the religious opinions of others.
Ne anlatıyor?
Jefferson bu sözünde iki temel ilkeyi birbirine bağlar: Kendi vicdan özgürlüğünü koruma kararlılığı ve başkalarının inancına müdahale etmeyi reddetme. "Hoşgörüsüzlük mabedi" ifadesi, hoşgörüsüzlüğün adeta tapınılan bir değer hâline getirilebileceğini ima eden güçlü bir benzetmedir. Jefferson bu mabede boyun eğmeyeceğini söyleyerek, toplumsal baskı karşısında dik durma sözü verir.
İkinci cümlede ise sorunu tersinden ele alır: Başkalarının dinî kanaatlerini soruşturma yetkisini reddeder. Bu, onun din ve vicdan özgürlüğü anlayışının özüdür. İnanç, bireyin kendi aklı ile Tanrısı arasında kalması gereken bir meseledir; ne devlet ne de bir başkası bu alanı denetleyebilir. Bugün okura, çoğulcu bir toplumda farklı inançlara saygının yalnızca hoşgörü değil, aynı zamanda bir hak olduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Jefferson bu satırları, 19 Nisan 1803'te Edward Dowse'a yazdığı mektupta kaleme almıştır. İlk başkanlık dönemindedir ve mektupta din özgürlüğü, siyasi görevler ve kişisel ilkeleri üzerine düşüncelerini paylaşmaktadır. Söz, onun yaşamı boyunca savunduğu din ve vicdan özgürlüğü ilkesinin kişisel bir ifadesidir.
Kaynak
- Eser: First Presidential Administration (1801)
- Künye: Letter to Edward Dowse (19 April 1803)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Thomas_Jefferson
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bu kitapların bütün tarihi o kadar eksik ve kuşkuludur ki, onun hakkında ayrıntılı bir araştırmaya girişmek boşuna görünüyor; ayrıca metinleriyle ve onlarla ilgili diğer kitapların metinleriyle öyle oyunlar oynanmıştır ki, bu yüzden hangi bölümlerinin gerçek olduğu konusunda büyük ölçüde kuşku duyma hakkımız vardır. Yeni Ahit'te, bazı bölümlerinin olağanüstü bir insandan çıktığına, diğer bölümlerinin ise çok aşağı zekâların ürünü olduğuna dair içsel kanıtlar vardır. O bölümleri birbirinden ayırmak, gübre yığınlarından elmasları ayıklamak kadar kolaydır.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Kendine bir kez yalan söyleme izni veren kişi, bunu ikinci ve üçüncü kez yapmayı çok daha kolay bulur; ta ki sonunda bu huy haline gelene dek. Yalan söyler ama farkına varmaz, doğruyu söyler ama dünya ona inanmaz. Dildeki bu sahtelik kalptekine yol açar ve zamanla onun bütün iyi eğilimlerini bozar.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Bizi yaratan, ahlaki davranış kurallarımızı bir bilim meselesi haline getirseydi, acınacak derecede beceriksiz biri olurdu. Bir bilim insanına karşılık, bilim insanı olmayan binlerce kişi vardır. Onların hali ne olurdu? İnsan toplum için yaratılmıştır. Dolayısıyla onun ahlakı da bu amaca göre biçimlendirilecekti. Ona, yalnızca bununla ilgili olan bir doğru ve yanlış duygusu bahşedilmiştir.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Her şeyden önce, minnettar, cömert, yardımsever, insancıl, dürüst, adil, kararlı, düzenli, cesur vb. olma eğilimlerini kullanmak için hiçbir fırsatı kaçırma. Bu türden her davranışı, ahlaki yetilerini güçlendirecek ve değerini artıracak bir alıştırma olarak gör.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Ürkek insanlar, özgürlüğün fırtınalı denizine istibdadın sakinliğini tercih ederler.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Hıristiyanlığın kendisinin de yine binlere bölündüğünü söyleyebilirim; bunlar, hiçbirinin anlamadığı ve gerçekten de insan zihninin kavrayışının ötesinde olan soyutlamalar uğruna birbirleriyle tartışıyor, birbirlerini aforoz ediyor ve yasaların izin verdiği yerde birbirlerini yakıp işkence ediyorlar.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)