Ünlü söz
“Mutluluğun sessiz akışı tarihe söyleyecek hiçbir şey bırakmayan o ulus ne mutludur.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
İngilizce aslı
Blest is that nation whose silent course of happiness furnishes nothing for history to say.
Ne anlatıyor?
Jefferson bu sözüyle, tarihin genellikle olağanüstü olayları, savaşları, krizleri ve büyük kahramanlıkları kaydettiğini; oysa gerçek mutluluğun, tarihe malzeme vermeyen sakin ve huzurlu bir yaşamda bulunduğunu anlatır. Tarih anlatısının çoğu zaman çatışma ve dram etrafında şekillendiğine işaret eden özlü bir gözlemdir.
Bu düşünce, Jefferson'ın ideal toplum vizyonuyla da uyumludur: Erdemli ve kendi kendine yeten bir cumhuriyet, dış müdahalelerden ve iç kargaşalardan uzak, vatandaşlarının gündelik huzuru içinde var olur. Böyle bir ulus, tarih kitaplarında büyük bir yer tutmayabilir; ancak Jefferson'a göre asıl erdem de budur.
Söz, günümüzde de "sıradan" ve sessiz yaşamların değerini hatırlatan bir perspektif sunar. Toplumların ve bireylerin başarısı yalnızca büyük olaylarla ölçülmez; kalıcı huzur, refah ve güven içinde yaşamak, tarihin kaydetmediği ama insan hayatının en anlamlı kazanımı olabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Jefferson'ın 29 Mart 1807'de Kont Diodati'ye yazdığı mektuptan alınmıştır. Avrupa'nın savaşlarla çalkalandığı bu dönemde Jefferson, Amerika'nın barış içinde kalmasını değerli bir başarı olarak görmekteydi.
Kaynak
- Eser: Second Presidential Administration (1805)
- Künye: Letter to Count Diodati (29 March 1807)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Thomas_Jefferson
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Hıristiyanlığın kendisinin de yine binlere bölündüğünü söyleyebilirim; bunlar, hiçbirinin anlamadığı ve gerçekten de insan zihninin kavrayışının ötesinde olan soyutlamalar uğruna birbirleriyle tartışıyor, birbirlerini aforoz ediyor ve yasaların izin verdiği yerde birbirlerini yakıp işkence ediyorlar.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Kendilerine hiçbir zararı dokunmamış uluslara karşı savaş açma iddialarının gerekçesini sorma cüretini gösterdik ve kendilerine hiçbir kötülük yapmamış, hiçbir kışkırtmada bulunmamış olan herkesi dostumuz saydığımızı belirttik.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Bizi yaratan, ahlaki davranış kurallarımızı bir bilim meselesi haline getirseydi, acınacak derecede beceriksiz biri olurdu. Bir bilim insanına karşılık, bilim insanı olmayan binlerce kişi vardır. Onların hali ne olurdu? İnsan toplum için yaratılmıştır. Dolayısıyla onun ahlakı da bu amaca göre biçimlendirilecekti. Ona, yalnızca bununla ilgili olan bir doğru ve yanlış duygusu bahşedilmiştir.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Savaş, haksızlıkları düzeltmede tamamen etkisiz bir araçtır; kayıpları telafi etmek yerine çoğaltır.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Yasalarımız, dilimiz, dinimiz, siyasetimiz ve görgülerimiz İngiliz temellerine öylesine derinden gömülüdür ki, onların tarihini asla kendi tarihimizin bir parçası olarak görmekten vazgeçmeyeceğiz; kendi tarihimizi de onun kaynağı olarak inceleyeceğiz.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)
“Mimarlık büyük bir ilgiyi hak ediyor. Sayımız her 20 yılda ikiye katlandığından evlerimizi de ikiye katlamalıyız. Ayrıca öyle dayanıksız malzemelerden inşa ediyoruz ki evlerimizin yarısı her 20 yıllık sürede yeniden yapılmak zorunda. Dolayısıyla bu süre içinde nüfusumuzun dörtte üçü için ev inşa edilmesi gerekiyor. Öyleyse mimarlık en önemli sanatlar arasındadır ve bu kadar çok şey gösteren bir sanata zevk katmak arzu edilir.”
— Thomas Jefferson (1743 – 1826)