Ünlü söz
“Hepimiz bir tür bukalemunuz; yakınımızdaki şeylerden sürekli renk alırız. İşittiklerinden çok gördüklerini daha iyi anlayan çocuklarda buna şaşmamak gerekir.”
— John Locke (1632 – 1704)
İngilizce aslı
We are all a sort of camelions, that still take a tincture from things near us; nor is it to be wonder'd at in children, who better understand what they see than what they hear.
Ne anlatıyor?
Locke bu sözde insanın çevresine uyum sağlama eğilimini bukalemun metaforuyla anlatır. Bukalemunun bulunduğu ortama göre renk değiştirmesi gibi, insanlar da yakınlarındaki insanlardan, alışkanlıklardan ve toplumsal normlardan etkilenerek düşünce ve davranışlarını biçimlendirir. Bu, Locke'un insan zihnini doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olarak gören ampirist anlayışının eğitim alanına yansımasıdır.
Çocuklar söz konusu olduğunda bu etki daha da belirgindir; çünkü onlar soyut kavramları ve sözlü açıklamaları anlamlandırmakta zorluk çekerken, görsel ve somut olanı doğrudan kavrayabilirler. Locke'un "işittiklerinden çok gördüklerini daha iyi anlarlar" vurgusu, eğitimde sözel öğretimden ziyade yaşayan örneklerin ve gözlemin önemini ortaya koyar.
Modern psikoloji ve eğitim bilimi de bu gözlemi destekler: Model alma ve gözlemsel öğrenme, çocuk gelişiminin temel mekanizmalarındandır. Söz, ebeveynlere ve eğitimcilere, anlatmaktan çok örnek olmanın değerini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Locke'un 'Some Thoughts Concerning Education' eserinin 67. bölümünde, çocukların davranışlarının arkadaş çevresi ve etraflarındaki örneklerden nasıl etkilendiğini açıkladığı pasajın devamında yer alır.
Kaynak
- Eser: Some Thoughts Concerning Education (1693)
- Künye: Sec. 67
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/John_Locke
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Oğlunun kendisine ve emirlerine saygı duymasını isteyen kişi, oğluna büyük bir saygı göstermelidir. Maxima debetur pueris reverentia [Çocuklara en büyük saygı borçludur].”
— John Locke (1632 – 1704)
“Sizde olduğu gibi zarif bir genç hanımda bir araya gelen nükte ve iyi huy, bildiğimiz bir meleğin en iyi benzerini oluşturur; ve böyle olağanüstü bir kişinin sohbeti ve dostluğuyla kutsanmış olan kişi, bu dünyada cennetten geriye kalan her şeyin tadını çıkarır.”
— John Locke (1632 – 1704)
“İnsanların eylemlerinin, düşüncelerinin en iyi yorumcuları olduğunu her zaman düşünmüşümdür.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Mutlak, keyfi iktidardan bu özgürlük, insanın kendini koruması için o kadar zorunludur ve onunla o kadar sıkı bağlıdır ki, insan ondan ancak kendini korumasını ve yaşamını birlikte kaybettiğinde ayrılabilir. Çünkü kendi yaşamı üzerinde iktidarı olmayan insan, ne bir sözleşmeyle ne de kendi rızasıyla kendisini kimseye köle edebilir, ne de bir başkasının, dilediği zaman yaşamını elinden alacak mutlak, keyfi iktidarı altına girebilir.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Yeryüzü ve aşağı düzeydeki bütün yaratıklar bütün insanlara ortak olsa da, her insanın kendi kişiliği üzerinde bir mülkiyeti vardır. Bunda kendisinden başka hiç kimsenin hakkı yoktur.”
— John Locke (1632 – 1704)
“Sağlam bir bedende sağlam bir zihin, bu dünyadaki mutlu bir durumun kısa ama eksiksiz bir tarifidir.”
— John Locke (1632 – 1704)