Ünlü söz
“Umarım Salzburg'a ne kadar az, başpiskoposa ise hiç önem vermediğimi ve ikisine de sıçtığımı söylemeye gerek yoktur – ve eğer siz ve kız kardeşim orada olmasaydınız, ömrüm boyunca sırf bunun için oraya bir yolculuk yapmak aklımın ucundan geçmezdi.”
— Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)
Almanca aslı
Ich hoffe nicht daß es nöthig ist zu sagen, daß mir an salzburg sehr wenig und am erzb[ischof]. gar nichts gelegen ist, und ich auf beÿdes scheisse – und mein lebetage mir nicht im kopf kommen liesse, extra eine reise hinzumachen, wenn nicht sie und meine schwester daselbst wären.
Ne anlatıyor?
Mozart bu sözlerinde, Salzburg şehri ile oradaki başpiskoposa karşı kişisel duygularını son derece açık bir dille ortaya koyuyor. Asıl vurgu, bu iki kurumun kendisi için hiçbir anlam taşımadığı düşüncesi üzerine kuruludur. Burada kullanılan kaba ifade, genç bestecinin otoriteye ve eski çalışma düzenine karşı duyduğu öfkeyi ve bağımsızlık arzusunu yansıtır. Salzburg'a dönmek istememesinin temel nedeni, oradaki saray ya da şehir değil, yalnızca babası ve kız kardeşi gibi sevdiği aile üyelerinin varlığıdır.
Bu ifade aynı zamanda Mozart'ın mektuplarındaki üslubun ne kadar doğrudan ve zaman zaman kırıcı olabildiğini gösterir. Bestecinin resmî ve sanatsal yazışmaları dışında, aile içi yazışmalarında argo ifadeleri rahatlıkla kullandığı bilinir. Bu durum, onun yalnızca bir müzik dehası değil, aynı zamanda duygularını sakınmadan dile getiren bir karakter olduğunu da ortaya koyar. Sözün arka planında, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği kentten duyduğu bıkkınlık ile sürekli hâmilik sistemine bağımlı olmaktan duyduğu rahatsızlık vardır.
Bugünkü okur için bu cümle, bir sanatçının mesleki özgürlüğünü ailesine duyduğu sevgiden ayırmadan, kurumsal baskılara karşı çıkışını anlamak açısından değerlidir. Aynı zamanda dönemin toplumsal hiyerarşisine ve sanatçı ile patron arasındaki güç ilişkisine dair çarpıcı bir ipucu sunmaktadır.
Hangi bağlamda söylendi?
Mozart, 12 Temmuz 1783 tarihli bu mektubu Viyana'dan babası Leopold Mozart'a yazmıştır. O dönemde Salzburg Başpiskoposu Hieronymus von Colloredo ile ilişkileri gergindir ve Mozart artık bağımsız bir sanatçı olarak yaşamını Viyana'da kurmaya çalışmaktadır. Mektupta Salzburg'a dönme düşüncesine karşı açık bir direnç dile getirilir.
Kaynak
- Künye: Brief an den Vater Leopold Mozart, "Vienne ce 12 de Juillet 1783",
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Wolfgang_Amadeus_Mozart
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Sevgili karıcığım, döndüğümde bana paradan çok benim için sevinmelisin. […] – İkincisi, Lichnowsky beni […] erkenden bıraktı ve ben de bu pahalı yer Potsdam'da kendi paramla geçinmek zorunda kaldım; […] 1 Haziran'da Prag'da uyuyacağım ve 4'ünde – 4'ünde mi? – sevgili karıcığımın yanında olacağım –”
— Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)
“Beni en çok ferahlatan ve cesaretlendiren şey, sevgili babacığım ve sevgili kız kardeşimin iyi olduklarını düşünmek; dürüst bir Alman olduğum; ve her zaman konuşamasam da en azından istediğimi düşünebildiğimdir. Ama bu da tek şey.”
— Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)
“Bir kan gölü olacaksa, şimdi olsun. Yatıştırma cevap değil.”
— Ronald Reagan (1911 – 2004)
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Diktatörlük ağızlık getirir, ağızlık da aptallaşmayı. Bilim ancak özgür söz ortamında gelişebilir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)