Ünlü söz
“Öyleyse hakikat nedir? Metaforların, metonimilerin, antropomorfizmlerin hareketli bir ordusu, kısacası şiirsel ve retorik yollarla yüceltilmiş, aktarılmış, süslenmiş ve uzun kullanımdan sonra bir halka sabit, kanonik ve bağlayıcı görünen insan ilişkileri toplamı: hakikatler, oldukları unutulmuş yanılsamalardır; aşınmış ve duyusal güçlerini yitirmiş metaforlar, resimlerini kaybetmiş ve artık madeni para olarak değil, yalnızca metal olarak dikkate alınan sikkelerdir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
Almanca aslı
Was ist also Wahrheit? Ein bewegliches Heer von Metaphern, Metonymien, Anthropomorphismen kurz eine Summe von menschlichen Relationen, die, poetisch und rhetorisch gesteigert, übertragen, geschmückt wurden, und die nach langem Gebrauche einem Volke fest, canonisch und verbindlich dünken: die Wahrheiten sind Illusionen, von denen man vergessen hat, dass sie welche sind, Metaphern, die abgenutzt und sinnlich kraftlos geworden sind, Münzen, die ihr Bild verloren haben und nun als Metall, nicht mehr als Münzen in Betracht kommen.
Ne anlatıyor?
Nietzsche bu pasajda hakikat kavramını köklü bir biçimde sorgular. Ona göre hakikat, nesnel ve mutlak bir gerçeklik değil; insanların deneyimlerini dil aracılığıyla dönüştürerek yarattığı bir yapıdır. Metaforlar, metonimiler ve antropomorfizmler, insanın dünyayı kendi bakış açısıyla şekillendirme biçimleridir; bunlar zamanla özgün yaratım karakterlerini yitirip toplumda sabit doğrular olarak benimsenir.
Filozofun kullandığı "aşınmış metaforlar" ve "resimlerini kaybetmiş sikkeler" imgeleri özellikle etkileyicidir. Bir madeni para, üzerindeki işaretler silindiğinde hâlâ metal değeri taşıyabilir ama artık bir değişim aracı olarak işlevini yitirmiştir. Benzer şekilde hakikatler, yaratıcı kökenleri unutulduğunda yalnızca alışkanlıkla kabul edilen kalıplara dönüşür. İnsanlar bu kalıpları mutlak doğru sanır, oysa onlar tarihsel ve dilsel uzlaşımlardan ibarettir.
Bu düşünce, Nietzsche'nin dil ve bilgi eleştirisinin çekirdeğini oluşturur. Hakikat iddialarının arkasında güç, gelenek ve unutuşun yattığını göstererek okuru kendi kabul ettiği doğruları yeniden incelemeye çağırır. Günümüzde de bu yaklaşım, medya, ideoloji ve söylem analizlerinde hakikat kavramının nasıl kurulduğunu anlamak için önemli bir referanstır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Friedrich_Nietzsche
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İyi ve Kötü denen eski bir kuruntu vardır. Bu kuruntunun tekerleği şimdiye dek falcılar ve yıldız okuyucular etrafında dönmüştür.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kör öğrenciler olmadan bir insanın ve eserinin etkisi hiçbir zaman büyük olmamıştır. Bir bilgiyi zafere ulaştırmak çoğu zaman yalnızca şu anlama gelir: onu aptallıkla öyle evlendirmek ki, aptallığın ağırlığı bilgi için de zaferi zorlasın.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kanaatler, hakikatin yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bilge kişi gökbilimci olarak. - Yıldızları hâlâ "üstünde" bir şeyler olarak hissettiğin sürece, henüz bilen kişinin bakışına sahip değilsin demektir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bir düşünürü umutsuzluğa sürükleyebilecek şeyler arasında şu bilgi de vardır: Mantıksızlık insan için zorunludur ve mantıksızlıktan pek çok iyi şey doğar.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kendi evimde otururum, // Hiç kimseyi hiçbir zaman taklit etmedim // Ve - kendi kendine gülmeyen // Her ustaya güldüm.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)