Ünlü söz
“Schopenhauer, söz konusu olabilecek son Alman (Goethe gibi, Hegel gibi, Heinrich Heine gibi bir Avrupa olayıdır ve yalnızca yerel, "ulusal" bir olay değildir), bir psikolog için birinci dereceden bir vakadır: yani, nihilist bir bütünsel yaşam değersizleştirmesi lehine, tam da karşı kanıtları, "yaşama isteminin" büyük kendini-evetlemelerini, yaşamın taşkınlık biçimlerini sava alanına süren kötücül dâhice bir girişim olarak.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
Almanca aslı
Schopenhauer, der letzte Deutsche, der in Betracht kommt (der ein europäisches Ereigniss gleich Goethe, gleich Hegel, gleich Heinrich Heine ist, und nicht bloß ein lokales, ein "nationales"), ist für einen Psychologen ein Fall ersten Ranges: nämlich als bösartig genialer Versuch, zu Gunsten einer nihilistischen Gesammt-Abwerthung des Lebens gerade die Gegen-Instanzen, die grossen Selbstbejahungen des "Willens zum Leben", die Exuberanz-Formen des Lebens in's Feld zu führen.
Ne anlatıyor?
Nietzsche burada Schopenhauer'ı bir düşünce tarihi figürü olarak değil, bir psikoloğun incelenecek vakası olarak ele alır. Ona göre Schopenhauer'ın esas çarpıcılığı, yaşamı toptan değersizleştiren karamsar felsefesini savunurken, tam da yaşamın en güçlü, en taşkın, en kendini olumlayan yanlarını malzeme olarak kullanmasıdır. Schopenhauer, irade kavramını evrenin temeline koyar; Nietzsche ise bunu, yaşamın güçlü kendini-evetlemesi olarak okur.
Nietzsche açısından bu, paradoksal ve "kötücül dâhice" bir manevradır: Yaşamın en coşkulu, en bereketli atılımları, onun aleyhine birer kanıta dönüştürülür. Schopenhauer'ın yaşama karşı çıkışı, bizzat yaşamın gücünü dilinden düşürmeden yaptığı için güçlüdür ve bu yüzden tehlikelidir. Nietzsche'ye göre nihilizme giden yolda en zorlu rakip, yaşamı sıradan bir kötümserlikle değil, onun çoşkusunu da kapsayan bir sistemle reddedendir.
Nietzsche bu değerlendirmeyi yaparken Schopenhauer'ı ulusal bir figür olmaktan çıkarıp Avrupa düşüncesinin ana gövdesine yerleştirir. Böylece söz, yalnızca felsefi bir eleştiri değil; aynı zamanda büyük düşünürlerin etkisinin coğrafi ve kültürel sınırları aştığını da imler.
Hangi bağlamda söylendi?
Nietzsche, 1889 başlarında yayımlanan Götzen-Dämmerung (Putların Alacakaranlığı) adlı eserinde, Schopenhauer'ı Avrupa düşüncesindeki son büyük Alman figürlerinden biri olarak ele alır ve onun karamsarlığını nihilizm bağlamında çözümler. Söz, kitabın 'Streifzüge eines Unzeitgemässen' bölümünden alınmıştır.
Kaynak
- Eser: Götzen-Dämmerung
- Künye: Götzen-Dämmerung, Streifzüge eines Unzeitgemässen, 21.
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Friedrich_Nietzsche
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Hiçbir galip şansa inanmaz.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kör öğrenciler olmadan bir insanın ve eserinin etkisi hiçbir zaman büyük olmamıştır. Bir bilgiyi zafere ulaştırmak çoğu zaman yalnızca şu anlama gelir: onu aptallıkla öyle evlendirmek ki, aptallığın ağırlığı bilgi için de zaferi zorlasın.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kanaatler, hakikatin yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bilge kişi gökbilimci olarak. - Yıldızları hâlâ "üstünde" bir şeyler olarak hissettiğin sürece, henüz bilen kişinin bakışına sahip değilsin demektir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bir düşünürü umutsuzluğa sürükleyebilecek şeyler arasında şu bilgi de vardır: Mantıksızlık insan için zorunludur ve mantıksızlıktan pek çok iyi şey doğar.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kendi evimde otururum, // Hiç kimseyi hiçbir zaman taklit etmedim // Ve - kendi kendine gülmeyen // Her ustaya güldüm.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)