Ünlü söz
“Çiğ etin yerdeki çöplerin arasında durduğu, soğumuş ve topaklanmış tencerelerin her yere saçıldığı, lavabonun tıkandığı ve yağ bağladığı o pis odaya bakarken, dünyada bizimki kadar kötü bir restoran olup olamayacağını merak ederdim. Ama diğer üçü de daha pis yerlerde çalıştıklarını söylediler.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
Looking round that filthy room, with raw meat lying among the refuse on the floor, and cold, clotted saucepans sprawling everywhere, and the sink blocked and coated with grease, I used to wonder whether there could be a restaurant in the world as bad as ours. But the other three all said they had been in dirtier places.
Ne anlatıyor?
Orwell bu pasajda yeni açılan bir restoranın mutfağındaki aşırı pisliği betimler. Yerdeki çiğ et, soğuyup katılaşmış tencereler, tıkanmış lavabo gibi imgeler, çalışma koşullarının ne denli sağlıksız olduğunu somut biçimde gösterir. Yazarın "dünyada bizimki kadar kötü bir restoran var mıdır" sorusu, hem şaşkınlığını hem de bu duruma karşı geliştirdiği ironik mesafeyi yansıtır.
Pasajın ikinci kısmı ise daha çarpıcı bir toplumsal gerçeği açığa çıkarır: Diğer üç çalışan, daha da pis mutfaklarda bulunduklarını söyleyerek bu tabloyu olağanlaştırır. Bu, alt sınıf emekçilerinin içinde yaşadıkları koşulları kıyasladıkları genel bir dünyanın ipucunu verir; onlar için bu tür pislik, istisna değil, çalışma hayatının sıradan bir parçasıdır.
Orwell'in buradaki betimleyici üslubu, okuru yalnızca tiksindirmek için değil, görünmeyen bir dünyayı görünür kılmak için çalışır. Restoranların şık salonlarının arkasındaki mutfaklarda süren bu koşullar, yazarın eser boyunca sürdürdüğü sınıfsal gözlemin bir parçasıdır. Emekçilerin bu koşulları kanıksaması ise yoksulluğun ve güvencesiz çalışmanın insanı nasıl duyarsızlaştırabildiğini gösterir.
Hangi bağlamda söylendi?
George Orwell'in 'Down and Out in Paris and London' adlı eserinin 21. bölümünden alınmıştır. Orwell bu bölümde, Paris'te çalıştığı yeni açılmış Auberge adlı restoranın mutfağındaki pisliği ve kaosu anlatır. Yazar, bu koşulları bizzat gözlemlemiş ve eserinde belgeselci bir üslupla aktarmıştır.
Kaynak
- Eser: Down and Out in Paris and London (1933)
- Künye: Ch. 21; on the state of the kitchen at the newly opened Auberge.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Paris'in kenar mahalleleri eksantrik insanlar için bir toplanma yeridir: Yalnız, yarı deli yaşam çizgilerine düşmüş ve normal ya da ahlaklı olmayı denemekten vazgeçmiş insanlar. Yoksulluk, paranın insanı işten kurtarması gibi, onları normal davranış standartlarından kurtarır. Otelimizdeki kiracıların bazıları, kelimelerle anlatılamayacak kadar tuhaf hayatlar yaşıyordu.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bütün inanç söylemlerinde coğrafi bir unsur vardır: Hindistan'da derin hakikatler gibi görünen şeyler İngiltere'de devasa beylik laflar gibi görünmeye meyillidir ve bunun tersi de geçerlidir. Belki de temel fark, tropikal bir güneşin altında bireyselliğin daha az belirgin görünmesi ve onun kaybının daha az önemli olmasıdır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir işçi, Sendikada resmî bir göreve gelir gelmez ya da İşçi siyasetine girer girmez, istese de istemese de orta sınıflaştığı gerçeği beni yine çarpıyor. Yani burjuvaziye karşı savaşarak burjuva oluyor. Gerçek şu ki, gelirine uygun biçimde yaşamaktan ve gelirine uygun ideolojiyi geliştirmekten kaçınamıyorsun.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“İngiltere'de, bir asırlık güçlü yönetim, O. Henry'nin polise karşı duyulan o haşin ve sarp korku dediği şeyi öyle bir noktaya getirdi ki, her türlü kamusal protesto bir ahlaksızlık gibi görünüyor. Ama Fransa'da herkes belli bir miktar toplumsal karışıklığı hatırlayabilir ve barlardaki işçiler bile la revolution'dan söz eder — bununla kastettikleri son devrim değil, bir sonraki devrimdir. Zenginleri, hükümeti, polisi ve büyük gazeteleri bir tür bileşik tanrı yapan o aşırı toplumsallaşmış modern zihin, en azından henüz gelişmemiştir.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Toplum, insanlardan her zaman pratikte elde edeceğinden biraz daha fazlasını talep etmek zorundadır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Sahip olduğumuz göreli özgürlük kamuoyuna bağlıdır. Yasa bir koruma değildir. Hükümetler yasa yapar, ancak bunların uygulanıp uygulanmayacağı ve polisin nasıl davranacağı ülkedeki genel havaya bağlıdır. Çok sayıda insan ifade özgürlüğüyle ilgileniyorsa, yasa yasaklasa bile ifade özgürlüğü olacaktır; kamuoyu uyuşuksa, onları koruyan yasalar olsa bile rahatsız edici azınlıklar baskı görecektir.”
— George Orwell (1903 – 1950)