Ünlü söz
“Toplum, insanlardan her zaman pratikte elde edeceğinden biraz daha fazlasını talep etmek zorundadır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
Society has always to demand a little more from human beings than it will get in practice.
Ne anlatıyor?
Orwell bu sözünde toplumsal düzenin işleyişine dair temel bir gerilimi dile getirir: Toplum, varlığını sürdürebilmek için bireylerden ideal düzeyde davranış beklemek zorundadır; ancak gerçek hayatta insanlar bu ideale her zaman ulaşamaz. Talep ile gerçeklik arasındaki bu küçük fark, aslında bir eksiklik değil, toplumsal yapının devamlılığını sağlayan bir mekanizmadır. Eğer toplum yalnızca insanların halihazırda yaptıkları kadarını talep etseydi, hiçbir ilerleme ya da öz disiplin sağlanamazdı.
Bu düşünce, Orwell'in insan doğasına dair şüpheci ama yıkıcı olmayan bakışını yansıtır. İnsanların kusurlu olduğunu kabul eder, ama bu kusurluluğun toplumu çökertmesine izin vermemek için talebin her zaman bir adım önde tutulması gerektiğini söyler. Söz, bireysel ahlak ve toplumsal beklenti arasındaki dinamik ilişkiyi özetleyen, gerçekçi bir toplum felsefesi sunar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu cümle, Orwell'in 1941 yılında yazdığı "The Art of Donald McGill" adlı denemesinden alınmıştır. Deneme, İngiliz sahil kasabalarındaki kartpostal mizahını ve bu mizahın toplumsal işlevini inceler. Orwell, bayağı bulunan bu mizahın aslında toplumun ikiyüzlü ahlaki standartlarına karşı bir tür güvenlik sübabı işlevi gördüğünü savunur. Cümle, bu daha geniş tartışmanın içinde, toplumun bireylerden her zaman uygulamada karşılanamayacak kadar yüksek bir ahlaki talep içinde olduğu görüşünü ifade eder.
Kaynak
- Yıl: 1941
- Künye: "The Art of Donald McGill" (1941)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Paris'in kenar mahalleleri eksantrik insanlar için bir toplanma yeridir: Yalnız, yarı deli yaşam çizgilerine düşmüş ve normal ya da ahlaklı olmayı denemekten vazgeçmiş insanlar. Yoksulluk, paranın insanı işten kurtarması gibi, onları normal davranış standartlarından kurtarır. Otelimizdeki kiracıların bazıları, kelimelerle anlatılamayacak kadar tuhaf hayatlar yaşıyordu.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir hava torpidosu karşısında nesnel olamazsınız. Ve bu şeylere duyduğumuz dehşet şu sonuca yol açmıştır: Eğer biri annenin üzerine bomba atarsa, git onun annesinin üzerine iki bomba at. Görünüşteki tek alternatifler, meskenleri toza çevirmek, insan bağırsaklarını dışarı saçmak ve termitle çocuklarda delikler açmak ya da bu şeyleri yapmaya senden daha hazır insanlar tarafından köleleştirilmektir; henüz kimse uygulanabilir bir çıkış yolu önermemiştir.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bütün inanç söylemlerinde coğrafi bir unsur vardır: Hindistan'da derin hakikatler gibi görünen şeyler İngiltere'de devasa beylik laflar gibi görünmeye meyillidir ve bunun tersi de geçerlidir. Belki de temel fark, tropikal bir güneşin altında bireyselliğin daha az belirgin görünmesi ve onun kaybının daha az önemli olmasıdır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir işçi, Sendikada resmî bir göreve gelir gelmez ya da İşçi siyasetine girer girmez, istese de istemese de orta sınıflaştığı gerçeği beni yine çarpıyor. Yani burjuvaziye karşı savaşarak burjuva oluyor. Gerçek şu ki, gelirine uygun biçimde yaşamaktan ve gelirine uygun ideolojiyi geliştirmekten kaçınamıyorsun.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Takma isme gelince, yürüyüşlerde vs. hep kullandığım bir isim P. S. Burton'dur; ama bu ismin kulağa pek olası gelmediğini düşünüyorsanız, Kenneth Miles, George Orwell, H. Lewis Allways'e ne dersiniz? Ben daha ziyade George Orwell'den yanayım.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Sahip olduğumuz göreli özgürlük kamuoyuna bağlıdır. Yasa bir koruma değildir. Hükümetler yasa yapar, ancak bunların uygulanıp uygulanmayacağı ve polisin nasıl davranacağı ülkedeki genel havaya bağlıdır. Çok sayıda insan ifade özgürlüğüyle ilgileniyorsa, yasa yasaklasa bile ifade özgürlüğü olacaktır; kamuoyu uyuşuksa, onları koruyan yasalar olsa bile rahatsız edici azınlıklar baskı görecektir.”
— George Orwell (1903 – 1950)