Ünlü söz
“Ellis, başkalarını sürekli kendi fikirlerini tekrarlamaya zorlayan insanlardan biriydi.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
Ellis was one of those people who constantly nag others to echo their own opinions.
Ne anlatıyor?
Bu cümlede Orwell, Ellis karakteri üzerinden belli bir insan tipini çizer: Kendi görüşlerini mutlak doğru kabul eden ve çevresindekilerden sürekli onay bekleyen kişi. 'Nag' fiili, bu talebin yumuşak bir rica değil, ısrarcı ve yıpratıcı bir baskı olduğunu vurgular. 'Echo' sözcüğü ise karşıdaki kişinin özgün düşünce üretmesinin değil, yalnızca konuşanın sözlerini yankılamasının beklendiğini gösterir.
Bu tür insanlar, fikir alışverişini bir diyalog olarak değil, kendi düşüncelerinin onaylanacağı bir ritüel olarak görür. Karşılarındakinin sessiz kalması ya da farklı düşünmesi, onlar için bir tehdittir; çünkü kendi doğrularını sarsabilecek her türlü sesi bastırmak isterler.
Orwell'in gözlemi, günümüzde de sık rastlanan bir iletişim bozukluğuna ışık tutar: Düşünsel çeşitliliğe tahammül edemeyen, tartışmayı onay alma aracına indirgeyen insan davranışı.
Hangi bağlamda söylendi?
Orwell'in Burma'da geçen ve Britanya sömürge yönetimini eleştirdiği 'Burmese Days' adlı romanının ikinci bölümünde geçer. Roman, sömürge toplumundaki çeşitli karakterlerin ilişkilerini ve ahlaki çürümeyi anlatır.
Kaynak
- Eser: Burmese Days (1934)
- Künye: Ch. II
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Paris'in kenar mahalleleri eksantrik insanlar için bir toplanma yeridir: Yalnız, yarı deli yaşam çizgilerine düşmüş ve normal ya da ahlaklı olmayı denemekten vazgeçmiş insanlar. Yoksulluk, paranın insanı işten kurtarması gibi, onları normal davranış standartlarından kurtarır. Otelimizdeki kiracıların bazıları, kelimelerle anlatılamayacak kadar tuhaf hayatlar yaşıyordu.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir hava torpidosu karşısında nesnel olamazsınız. Ve bu şeylere duyduğumuz dehşet şu sonuca yol açmıştır: Eğer biri annenin üzerine bomba atarsa, git onun annesinin üzerine iki bomba at. Görünüşteki tek alternatifler, meskenleri toza çevirmek, insan bağırsaklarını dışarı saçmak ve termitle çocuklarda delikler açmak ya da bu şeyleri yapmaya senden daha hazır insanlar tarafından köleleştirilmektir; henüz kimse uygulanabilir bir çıkış yolu önermemiştir.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bütün inanç söylemlerinde coğrafi bir unsur vardır: Hindistan'da derin hakikatler gibi görünen şeyler İngiltere'de devasa beylik laflar gibi görünmeye meyillidir ve bunun tersi de geçerlidir. Belki de temel fark, tropikal bir güneşin altında bireyselliğin daha az belirgin görünmesi ve onun kaybının daha az önemli olmasıdır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Bir işçi, Sendikada resmî bir göreve gelir gelmez ya da İşçi siyasetine girer girmez, istese de istemese de orta sınıflaştığı gerçeği beni yine çarpıyor. Yani burjuvaziye karşı savaşarak burjuva oluyor. Gerçek şu ki, gelirine uygun biçimde yaşamaktan ve gelirine uygun ideolojiyi geliştirmekten kaçınamıyorsun.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Takma isme gelince, yürüyüşlerde vs. hep kullandığım bir isim P. S. Burton'dur; ama bu ismin kulağa pek olası gelmediğini düşünüyorsanız, Kenneth Miles, George Orwell, H. Lewis Allways'e ne dersiniz? Ben daha ziyade George Orwell'den yanayım.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Sahip olduğumuz göreli özgürlük kamuoyuna bağlıdır. Yasa bir koruma değildir. Hükümetler yasa yapar, ancak bunların uygulanıp uygulanmayacağı ve polisin nasıl davranacağı ülkedeki genel havaya bağlıdır. Çok sayıda insan ifade özgürlüğüyle ilgileniyorsa, yasa yasaklasa bile ifade özgürlüğü olacaktır; kamuoyu uyuşuksa, onları koruyan yasalar olsa bile rahatsız edici azınlıklar baskı görecektir.”
— George Orwell (1903 – 1950)