Ünlü söz
“Bir hayvanın bencil olmayan ve kendini feda eden sevgisinde, sıradan insanın değersiz dostluğunu ve örümcek ağı kadar zayıf sadakatini sık sık deneme fırsatı bulmuş olanın doğrudan kalbine işleyen bir şey vardır.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
There is something in the unselfish and self-sacrificing love of a brute, which goes directly to the heart of him who has had frequent occasion to test the paltry friendship and gossamer fidelity of mere Man.
Ne anlatıyor?
Poe bu cümlede insan ilişkilerindeki ikiyüzlülük ile hayvan sevgisi arasında sert bir karşıtlık kurar. Anlatıcıya göre insan dostluğu çoğu zaman çıkar ilişkisine dayanır; sadakat ise en ufak bir zorlukta kopan, örümcek ağı gibi zayıf bir bağdır. Oysa hayvanın sevgisi hesapsız ve karşılıksızdır.
Bu duygu, öykünün ilerleyen bölümlerinde anlatıcının kendi zalimliğiyle çelişkili bir hâl alır. Anlatıcı, böylesine saf bir sevgiyi yüceltirken aynı sevginin sahibi kediyi önce yaralar, sonra öldürür. Bu da cümleyi basit bir hayvan sevgisi övgüsünden çıkarıp insan doğası üzerine rahatsız edici bir itirafa dönüştürür.
Poe'nun burada yaptığı, okura insanın ahlaki çöküşünü bir hayvanın sadakati üzerinden göstermektir. Cümle bugün okura, insan ilişkilerinin kırılganlığı ve hesaba dayalı sevgilerin yarattığı hayal kırıklığı üzerine düşünme fırsatı verir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu cümle, 'Kara Kedi' öyküsünün henüz başlarında, anlatıcının çocukluğundan beri hayvanlara olan düşkünlüğünü ve kedisi Pluto ile ilişkisini anlattığı bölümde geçer. Anlatıcı, insan dostluğundan gördüğü hayal kırıklığını ve hayvanların içten sevgisini karşılaştırır. Bu karşılaştırma, öykünün ilerleyen kısımlarındaki şiddetin zeminini hazırlar.
Kaynak
- Eser: The Black Cat (1843)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Melekler, hepsi solgun ve bitkin, Ayağa kalkıp, peçelerini açıp doğruluyorlar: Oyun, "İnsan" trajedisidir, Ve kahramanı da Fatih Kurt'tur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“İnsan, dolandıran bir hayvandır ve insandan başka dolandıran hiçbir hayvan yoktur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Sen kazandın ve ben boyun eğiyorum. Ama bundan böyle sen de ölüsün—Dünya için, Cennet için ve Umut için ölü! Sen bende var oldun—ve benim ölümümde, senin kendi suretin olan bu görüntüye bak da kendini nasıl büsbütün öldürdüğünü gör.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Gün geçtikçe daha karamsar, daha asabi, başkalarının duygularını daha az umursayan biri hâline geldim. Karıma karşı ölçüsüz bir dil kullanmama izin verdim. Sonunda ona fiziksel şiddet bile uyguladım.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“O Wilson'dı; ama artık fısıltıyla konuşmuyordu ve o şunları söylerken, sanki ben kendim konuşuyormuşum gibi hissetmiş olabilirim:”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Ve bütün günlerim birer vecd halidir, Ve bütün gece düşlerim, Gri gözünün süzüldüğü yerde, Ve ayak izinin parıldadığı yerde — Hangi uhrevi danslarda, Hangi ebedi nehirlerin kıyısında.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)