Ünlü söz
“Böyle göründü, dedim, ama öyle değildi. O benim hasmımdı—Wilson'du, çözülmenin ıstırapları içinde karşımda duran. Maskesi ve pelerini, onları fırlattığı yerde, yerde yatıyordu. Bütün giysisinde bir tel—o belirgin ve benzersiz yüz hatlarında bir çizgi yoktu ki, en mutlak özdeşlik içinde bile, benimkinin aynısı olmasın!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
Thus it appeared, I say, but was not. It was my antagonist—it was Wilson, who then stood before me in the agonies of his dissolution. His mask and cloak lay, where he had thrown them, upon the floor. Not a thread in all his raiment—not a line in all the marked and singular lineaments of his face which was not, even in the most absolute identity, mine own!
Ne anlatıyor?
Bu pasaj, anlatıcının rakibiyle karşılaştığında yaşadığı ürkütücü özdeşliği dile getirir. Wilson'ın yüzü ve giysisinin her ayrıntısının anlatıcınınkinden ayırt edilemez oluşu, çift (doppelgänger) kavramını en çarpıcı biçimde ortaya koyar. "Bir tel—bir çizgi yoktu" ifadesi, tek bir farkın bile bulunmadığını vurgulayarak iki kişi arasındaki sınırın tamamen silindiğini anlatır.
Poe'da çift imgesi çoğu zaman kişinin kendi karanlık yanıyla yüzleşmesi olarak okunur. Wilson, anlatıcının bastırdığı vicdanını, suçluluk duygusunu ya da ahlaki yanını temsil eder. Onu öldürmeye çalıştıkça anlatıcı aslında kendini yok ettiğini fark eder. Bu an, iki benliğin birbirinden ayrılamayacağının, birinin ölümünün ötekinin de sonu olduğunun açığa çıktığı andır.
Bugünün okuru için bu sahne, insanın inkâr ettiği ya da bastırdığı yönleriyle yüzleşmesinin ne denli sarsıcı olabileceğini hatırlatır. Kendimizde görmek istemediklerimiz, eninde sonunda karşımıza dikilir; onları yok etmeye çalışmak ise ancak kendimize zarar verir.
Hangi bağlamda söylendi?
"William Wilson" (1839), Poe'nun çift temasını işlediği en ünlü öykülerinden biridir. Bu alıntı öykünün final sahnesine aittir: Anlatıcı, kendisiyle aynı adı taşıyan ve hayatı boyunca hep karşısına çıkan Wilson'la bir düelloda karşılaşır ve onu öldürür. Ancak rakibi ölmekteyken, aslında onun kendi aynadaki yansıması olduğunu görür. Eser, kimlik, vicdan ve insanın kendi karanlık yanıyla mücadelesini Gotik bir anlatımla ele alır.
Kaynak
- Eser: William Wilson (1839)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Melekler, hepsi solgun ve bitkin, Ayağa kalkıp, peçelerini açıp doğruluyorlar: Oyun, "İnsan" trajedisidir, Ve kahramanı da Fatih Kurt'tur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“İnsan, dolandıran bir hayvandır ve insandan başka dolandıran hiçbir hayvan yoktur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Bu adamlar, çağın aşırı saflığını bildiklerinden, zekâlarını imkânsız olasılıklar — kendi deyişleriyle tuhaf kazalar — hayal etmeye veriyorlar; ama düşünen bir zekâ için (benimki gibi," diye ekledim parantez içinde, işaret parmağımı farkında olmadan burnumun yanına götürerek,) "benimki gibi derin düşünen bir kavrayış için, son dönemde bu 'tuhaf kazalardaki' olağanüstü artışın, tuhaf kazaların en tuhaflarından biri olduğu hemen açıktır. Kendi payıma, bundan böyle 'tuhaf' olan hiçbir şeye inanmamaya niyetliyim.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Duyduğun hiçbir şeye inanma, gördüğünün ise yalnızca yarısına.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“– ki burada şunu söyleyeyim, sonraki bölümlerinde, insan deneyiminin tümüyle dışında ve bu yüzden insan inanırlığının sınırlarını aşan öyle olaylar içerdiği görülecek bir anlatı; öyle ki, anlatacaklarımın hiçbirine inanılmasını umut etmekten büsbütün ümidimi kesmiş olarak ilerliyorum; yine de en önemli ve en olanaksız görünen ifadelerimden bazılarını zamanın ve ilerleyen bilimin doğrulayacağına güveniyorum.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Kendimi ikna etmiş olarak, başkalarını ikna etmeye çalışmam.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)