Ünlü söz
“Dinle yumuşak düğün çanlarını / Altın çanlar! / Ne mutluluk dünyası müjdeler ahenkleri / Gecenin ılık havasında / Nasıl da çınlatıyorlar sevinçlerini!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
Hear the mellow wedding bells Golden bells! What a world of happiness their harmony foretells Through the balmy air of night How they ring out their delight!
Ne anlatıyor?
Poe bu dizelerde çan sesini mutluluğun, özellikle de evlilik yoluyla kurulan yeni bir yaşamın habercisi olarak işler. "Altın çanlar" ifadesi hem çanların metalik parlaklığına hem de değerli, kutlu bir anı simgelemesine gönderme yapar. Çanların ahengi, gece havasında yankılanarak neredeyse elle tutulur bir sevinç dalgası gibi betimlenir; uyumlu ses, iki insanın birleşmesinin yarattığı düzen ve bütünlük fikrini çağrıştırır.
Şiirin genel yapısı düşünüldüğünde bu bölüm, çan seslerinin insan yaşamındaki farklı evrelere eşlik edişinin ikinci durağıdır. Gümüş çanların neşeli, altın çanların vaatkâr, daha sonra gelecek olan demir çanların ise kasvetli tonu, yaşamın kaçınılmaz döngüsünü yansıtır. Mutluluk ve dehşet aynı sesin farklı yankılarıdır; düğün çanları bu döngüde umudun en parlak anını temsil eder.
Bugünün okuruna bu dizeler, büyük coşkuların bile çoğu zaman kısa bir ahenk anında yoğunlaştığını hatırlatır. Sesin geçiciliği ile mutluluğun kırılganlığı arasında ince bir bağ kurulur; sevinç, en güçlü duyulduğu anda bile yankının sönmesine mahkûmdur.
Hangi bağlamda söylendi?
Dizeler, Poe'nun 1849'da yayımlanan ve dört bölümden oluşan "The Bells" (Çanlar) şiirinin ikinci bölümünden alınmıştır. Şiir, çan seslerinin yaşamın farklı evreleriyle nasıl örtüştüğünü işler; bu ikinci bölümde düğün çanlarının vadettiği mutluluk betimlenir.
Kaynak
- Yıl: 1849
- Künye: "The Bells", st. 2 (1849).
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ve dünyevi iniltiler arasında değilken, o şehir aşağı, aşağı çöktüğünde, bin tahttan yükselen cehennem ona saygı duruşunda bulunacak.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“En mutlu gün — en mutlu saat / Yanmış ve kavrulmuş kalbimin bildiği, / Gururun ve gücün en yüksek umudu, / Uçup gitti, hissediyorum.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Günlerimin bir düş olduğunu düşünen siz, haksız değilsiniz; Yine de umut kaçıp gittiyse Bir gecede ya da bir günde, Bir görüntüde ya da hiçbirinde, Bu yüzden daha mı az yitiktir? Gördüğümüz ya da göründüğümüz her şey Yalnızca bir düş içinde bir düştür.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Sen benim için her şeydin, aşkım, Ruhumun özlediği şey için, Denizde yeşil bir ada, aşkım, Bir çeşme ve bir mabet, Hepsi peri meyveleri ve çiçekleriyle sarılı, Ve bütün çiçekler benimdi.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Vadilerimizin en yeşilinde, İyi meleklerin mesken tuttuğu, Bir zamanlar zarif ve görkemli bir saray — Işıltılı saray — başını yükseltirdi.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Gelin! Defin töreni okunsun, cenaze şarkısı söylensin! Bu kadar genç ölen en kraliçe ölü için bir ilahi, Bu kadar genç öldüğü için iki kez ölmüş olan için bir ağıt.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)