Ünlü söz
“Fortunato'nun binlerce hakaretine elimden geldiğince katlanmıştım; ama hakarete cüret ettiğinde intikam yemini ettim. Ruhumun doğasını bu kadar iyi bilen sen, yine de bir tehdit savurduğumu düşünmeyeceksin. Sonunda intikamımı alacaktım; bu kesin olarak kararlaştırılmış bir noktaydı — ama bu kararın kesinliği, risk fikrini tamamen dışlıyordu. Yalnızca cezalandırmakla kalmamalı, cezasız kalacak şekilde cezalandırmalıydım. Bir haksızlık, ceza onu düzelteni yakaladığında giderilmiş olmaz. Aynı şekilde, intikamcı kendisini haksızlığı yapana o kişi olarak hissettiremezse de haksızlık giderilmiş olmaz.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
The thousand injuries of Fortunato I had borne as I best could; but when he ventured upon insult, I vowed revenge. You, who so well know the nature of my soul, will not suppose, however, that I gave utterance to a threat. At length I would be avenged; this was a point definitely settled — but the very definitiveness with which it was resolved precluded the idea of risk. I must not only punish, but punish with impunity. A wrong is unredressed when retribution overtakes its redresser. It is equally unredressed when the avenger fails to make himself felt as such to him who has done the wrong.
Ne anlatıyor?
Poe'nun 'Amontillado Fıçısı' adlı öyküsünün açılışı, anlatıcı Montresor'un intikam anlayışını soğukkanlı bir kesinlikle ortaya koyar. Montresor, intikamın yalnızca bir ceza olmadığını, cezasız kalması gereken bir eylem olduğunu düşünür. Ona göre intikamcının yakalanması, hakkın yerini bulmasını engeller; çünkü cezalandıran kişi de cezalandırılmış olur. Ayrıca kurbanın, kendisini kimin cezalandırdığını bilmesi şarttır. İntikamcı, kurbanına varlığını hissettirmelidir.
Bu paragraf, Poe'nun psikolojik anlatım gücünün tipik bir örneğidir. Montresor, okuyucuyu doğrudan muhatap alarak onu sırdaşı haline getirir; bu da okuru anlatıcının zihnine çeker. 'Binlerce hakaret' gibi belirsiz bir ifade, intikamın somut bir suçtan çok, anlatıcının kırılgan onur anlayışından beslendiğini ima eder. Kesinlik ve yöntem vurgusu, hikâyenin gerilimini baştan kurar.
Poe burada intikamı ahlaki bir mesele olarak değil, zihinsel bir saplantı olarak resmeder. Montresor'un akıl yürütmesi yüzeyde mantıklı görünse de, altında patolojik bir kibir ve soğukluk yatar. Söz, intikam duygusunun insanı nasıl bir hesaplama makinesine dönüştürebileceğini gösterir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu satırlar, Poe'nun 1846'da yayımlanan 'The Cask of Amontillado' adlı kısa öyküsünün ilk paragrafıdır. Anlatıcı Montresor, arkadaşı Fortunato'dan aldığı hakaretlerin intikamını anlatmaya başlar. Hikâye, bir karnaval gecesinde Fortunato'yu aile mezarlığına çekip duvara örerek öldürmesini konu alır.
Kaynak
- Yıl: 1846
- Künye: "The Cask of Amontillado" (1846).
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsan, dolandıran bir hayvandır ve insandan başka dolandıran hiçbir hayvan yoktur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Sen kazandın ve ben boyun eğiyorum. Ama bundan böyle sen de ölüsün—Dünya için, Cennet için ve Umut için ölü! Sen bende var oldun—ve benim ölümümde, senin kendi suretin olan bu görüntüye bak da kendini nasıl büsbütün öldürdüğünü gör.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Gün geçtikçe daha karamsar, daha asabi, başkalarının duygularını daha az umursayan biri hâline geldim. Karıma karşı ölçüsüz bir dil kullanmama izin verdim. Sonunda ona fiziksel şiddet bile uyguladım.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“O Wilson'dı; ama artık fısıltıyla konuşmuyordu ve o şunları söylerken, sanki ben kendim konuşuyormuşum gibi hissetmiş olabilirim:”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“DOĞRU! — sinirli — çok, ama çok korkunç derecede sinirli oldum ve öyleyim; ama neden deli olduğumu söylüyorsunuz?”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Melekler, hepsi solgun ve bitkin, Ayağa kalkıp, peçelerini açıp doğruluyorlar: Oyun, "İnsan" trajedisidir, Ve kahramanı da Fatih Kurt'tur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)