Ünlü söz
“Bilge ve erdemli insan, her zaman kendi özel çıkarlarının, içinde yaşadığı toplumun kamusal çıkarı uğruna feda edilmesine gönüllüdür. Aynı şekilde, bu toplumun çıkarlarının da devletin daha büyük çıkarı uğruna feda edilmesine gönüllü olmalıdır. Bu nedenle, bütün bu alt düzeydeki çıkarların da akıl ve bilinç sahibi bütün varlıkların oluşturduğu daha büyük toplum uğruna feda edilmesine eşit ölçüde gönüllü olmalıdır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
The wise and virtuous man is at all times willing that his own private interests should be sacrificed to the public interest of his own particular society--that the interests of this order of society be sacrificed to the greater interest of the state. He should therefore he equally willing that all those inferior interests should be sacrificed to the greater society of all sensible and intelligent beings.
Ne anlatıyor?
Bu pasajda Adam Smith, ahlaki yükümlülüğün genişleyen halkalarını anlatır. Birey öncelikle kendine karşı sorumludur; ancak bilge ve erdemli kişi, kendi çıkarını daha geniş bir birimin iyiliği için feda edebilir. Smith bu zinciri üç aşamada ele alır: bireysel çıkar, yaşanılan topluluğun (ya da toplumun) çıkarı ve nihayetinde devletin çıkarı. Her daha geniş halka, bir öncekini kapsar ve daha büyük bir fedakarlık gerektirir.
Smith'in buradaki asıl dikkat çekici adımı, zincirin son halkasıdır: Devletin çıkarı da nihai değildir. İnsanı yalnızca kendi toplumunun değil, bütün "akıl ve bilinç sahibi varlıkların" oluşturduğu daha büyük bir topluluğun parçası olarak görür. Bu yaklaşım, on sekizinci yüzyıl kozmopolitizminin bir yansımasıdır. Smith'e göre ahlaki olgunluk, bağlılık duygusunun giderek genişletilmesi ve nihayetinde insanlığın tamamını kapsamasıyla ölçülür.
Pasajın altında yatan düşünce, parçanın bütüne hizmet etmesi gerektiğidir. Ancak Smith, bu önermeyi bir baskı aracı olarak değil, bilge kişinin gönüllü kabullenişi olarak sunar. Erdem, daha alt düzeydeki bir çıkarın daha üst düzeydeki bir iyilik için bilinçli bir tercihle feda edilmesidir. Böyle bir bakış açısı, bugünkü okura da bireysel çıkar ile küresel sorumluluk arasındaki gerilimi ahlaki bir olgunlaşma meselesi olarak düşünme fırsatı verir. Smith, ahlakın sınırlarını ulusal çıkarlarla değil, insanlığın tamamını kapsayan bir ufukla çizmeye çalışır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Part VI
- Künye: Section II, Chap. III; cited by Reinhold Niebuhr, The Children of Light and the Children of Darkness, New York: Charles Scribner's Sons, 1941, 24-25.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)