Ünlü söz
“Bir insandaki her yeti, başka bir insandaki benzer yetiyi yargılarken kullandığı ölçüdür. Senin görme yetini benim görme yetimle, kulağını kulağımla, aklını aklımla, öfkelenme biçimini kendi öfkelenme biçimimle, sevgini kendi sevgimle yargılarım. Bunlar hakkında yargıda bulunmanın başka hiçbir yolu yoktur ve olamaz da.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
Every faculty in one man is the measure by which he judges of the like faculty in another. I judge of your sight by my sight, of your ear by my ear, of your reason by my reason, of your resentment by my resentment, of your love by my love. I neither have, nor can have, any other way of judging about them.
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu sözlerinde, insanların başkalarını anlama ve yargılama biçiminin temelde kendi deneyimlerine dayandığını açıklar. Bir başkasının duygusunu, düşüncesini ya da yetisini değerlendirirken elimizdeki tek ölçü, kendi içimizde taşıdığımız benzer yetidir. Bu nedenle empati ya da sempati, doğrudan bilgi edinme yolu değil; kendi duygusal ve zihinsel dünyamız üzerinden kurulan bir karşılaştırma sürecidir. Smith'e göre insan zihni, başkasının iç dünyasına ancak kendi deneyimlerini bir ayna gibi kullanarak yaklaşabilir. Bu düşünce, onun ahlak felsefesindeki merkezi kavramlardan biri olan "tarafsız izleyici" anlayışının temelini oluşturur. Çünkü başkalarının duygularını anlayabilmek, önce kendi duygularımızı tanımayı ve onlara belli bir mesafeden bakabilmeyi gerektirir. Söz, hem bireysel ahlak hem de toplumsal anlayış açısından, insanın bilme ve yargılama sınırlarını dürüstçe ortaya koyar. Bugün de empati, öznellik ve ahlaki yargı tartışmalarında sıklıkla hatırlanacak bir ilkedir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in "Ahlaki Duygular Kuramı" (The Theory of Moral Sentiments) adlı eserinin birinci bölümünün üçüncü kısmından alınmıştır. Smith burada, insanların başkalarının duygu ve yetilerini nasıl anlayabildiğini, kendi deneyimlerini ölçüt alarak inceler. Bu çerçeve, eserin ilerleyen bölümlerinde geliştirilen "tarafsız izleyici" kavramına zemin hazırlar.
Kaynak
- Eser: Part I
- Künye: Section I, Chap. III.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Büyük mesele, her zaman görürüz ki, para kazanmaktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)