Ünlü söz
“Bir ülkenin toprağı tümüyle özel mülkiyete geçer geçmez, toprak sahipleri de bütün diğer insanlar gibi, hiç ekmedikleri yerden biçmeyi severler ve toprağın doğal ürünü için bile bir rant talep ederler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
As soon as the land of any country has all become private property, the landlords, like all other men, love to reap where they never sowed, and demand a rent even for its natural produce.
Ne anlatıyor?
Smith bu sözde, toprak mülkiyetinin ve rantın ortaya çıkışını ekonomik bir gerçeklik olarak betimler. Topraklar özel mülkiyete dönüştüğünde, toprak sahipleri üretime hiçbir katkı yapmasalar bile toprağın sunduğu doğal nimetlerden pay isterler. Rant, emeğin ya da sermayenin değil, yalnızca toprak üzerindeki sahiplik hakkının getirdiği bir gelirdir.
Smith'in 'hiç ekmedikleri yerden biçmeyi severler' ifadesi açık bir eleştirel ima taşır, fakat o bunu ahlaki bir yargıya dönüştürmek yerine, rantı piyasa sisteminin işleyişinin bir parçası olarak analiz eder. Toprak sahibi, arz ve talebe göre belirlenen bir fiyat üzerinden toprağını kiraya verir; bu bedel, toplumun toprağa olan ihtiyacından doğar.
Bu sözün önemi, doğal kaynakların özel mülkiyete nasıl dönüştüğünü ve bunun toplumsal sonuçlarını görünür kılmasındadır. Bugün emlak piyasası, kentsel rant ve toprak tekelleşmesi gibi tartışmaların kökeni, Smith'in işaret ettiği bu mekanizmaya dayanır.
Hangi bağlamda söylendi?
Adam Smith'in 'Ulusların Zenginliği' adlı eserinin I. Kitap, VI. Bölümü'nden alınmıştır. Smith burada ücret, kâr ve rantın nasıl doğduğunu; toprak mülkiyetinin gelir dağılımına etkisini tartışmaktadır.
Kaynak
- Eser: Book I
- Künye: Chapter VI, p. 60.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)