Ünlü söz
“Eski Mısırlıların denize karşı batıl bir antipatisi vardı; Kızılderililer arasında hemen hemen aynı türden bir batıl inanç hüküm sürer; ve Çinliler dış ticarette hiçbir zaman üstünlük göstermemiştir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
The ancient Egyptians had a superstitious antipathy to the sea; a superstition nearly of the same kind prevails among the Indians; and the Chinese have never excelled in foreign commerce.
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu sözünde, bazı toplumların denizcilik ve dış ticaret karşısındaki mesafeli tutumlarını batıl inanç ve kültürel alışkanlıklarla ilişkilendirir. Ona göre ekonomik etkinlik yalnızca akılcı hesaplara değil, aynı zamanda köklü kültürel tutumlara ve geleneksel korkulara da bağlıdır.
Bu gözlem, Smith'in toplumların ekonomik gelişme yollarının birbirinden farklı olabileceğini kabul ettiğini gösterir. Ona göre ticaretin gelişmesi için yalnızca coğrafi olanaklar veya sermaye yeterli değildir; toplumun denize, yabancıya ve riskli girişimlere bakışı da belirleyicidir. Dolayısıyla söz, ekonomik davranışın kültürden bağımsız ele alınamayacağını ima eder.
Günümüz okuru için bu ifade, küresel ticaretin farklı toplumlarda neden farklı hızlarda geliştiğini anlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda, akılcı görünen ekonomik kararların bile arkasında derin kültürel kodların ve tarihsel alışkanlıkların bulunabileceğini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Adam Smith'in 'Ulusların Zenginliği' adlı eserinin II. Kitap, V. Bölüm'ünden alınmıştır. Burada sermayenin farklı kullanım alanlarını ve ticaretin gelişme koşullarını tartışırken, farklı halkların denizcilik ve dış ticarete yönelik tutumlarını karşılaştırmaktadır.
Kaynak
- Eser: Book II
- Künye: Chapter V, p. 402.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)