Ünlü söz
“Faydası toplumun yalnızca bir kesimiyle sınırlı olan bir harcamaya bütün toplumun katkıda bulunması adaletsizdir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
It is unjust that the whole of society should contribute towards an expence of which the benefit is confined to a part of the society.
Ne anlatıyor?
Bu ifade, kamu harcamalarının finansmanında adalet ilkesine dair önemli bir kuralı dile getirir. Adam Smith'e göre bir harcamanın maliyetini yüklenenler ile bu harcamadan fayda sağlayanlar arasında bir örtüşme olmalıdır. Eğer bir harcama yalnızca belirli bir gruba, bölgeye ya da sınıfa yarar sağlıyorsa, maliyetinin tüm topluma yayılması haksızlık yaratır. Bu düşünce, vergilendirmede 'fayda ilkesi' olarak bilinen yaklaşımın erken bir ifadesidir: Vergi yükü, kamu hizmetlerinden sağlanan faydayla orantılı olmalıdır. Smith bu ilkeyi, devletin üstlendiği farklı türdeki harcamaları değerlendirirken savunur; örneğin yalnızca belirli bir bölgeye hizmet eden bir altyapı projesinin maliyetinin genel vergilerden karşılanması yerine, o bölgeden fayda sağlayanların ödemesi gerektiğini düşünür. Bu görüş, kamu maliyesi ve vergi adaleti tartışmalarında hâlâ güncelliğini korur; kamu kaynaklarının dağılımında şeffaflık ve hakkaniyet arayışını yansıtır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Book V
- Künye: Chapter I, Part IV, Conclusion, p. 881.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her ulusun yıllık emeği, o ulusun yıllık olarak tükettiği bütün yaşam gereksinimlerini ve kolaylıklarını asıl olarak sağlayan kaynaktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“II. Her bireyin ödemekle yükümlü olduğu vergi belirli olmalıdır, keyfî değil.”
— Adam Smith (1723 – 1790)