Ünlü söz
“II. Her bireyin ödemekle yükümlü olduğu vergi belirli olmalıdır, keyfî değil.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
II. The tax which each individual is bound to pay ought to be certain, and not arbitrary.
Ne anlatıyor?
Adam Smith burada vergilendirmenin ikinci temel ilkesini ortaya koyar: öngörülebilirlik ve belirlilik. Bir verginin miktarı, ödeme zamanı ve ödeme biçimi, vergiyi ödeyecek kişi açısından açık ve net olmalıdır. Keyfîlik, yani vergi memurunun veya devletin vergi miktarını kendi takdirine göre değiştirebilmesi, bireyi savunmasız bırakır ve hukuk güvenliğini zedeler. Smith'e göre belirlilik, yalnızca adaletin değil aynı zamanda ekonomik verimliliğin de bir gereğidir; çünkü belirsizlik karşısında insanlar yatırım ve ticaret yapmaktan kaçınır, üretken faaliyet azalır.
Bu ilke, modern vergi hukukunda "verginin belirliliği" veya "hukukî öngörülebilirlik" ilkesinin öncüsü sayılır. Smith'in vurguladığı nokta, verginin miktarı ve şartlarının kanunla önceden tespit edilmesi gerektiğidir. Böylece birey, ne kadar ödeyeceğini önceden bilerek ekonomik hayatını planlayabilir. Keyfî vergilendirme ise bireyin mülkiyet hakkına yönelik bir tehdit oluşturur ve uzun vadede devlete olan güveni sarsar.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Adam Smith'in 1776'da yayımlanan "Ulusların Zenginliği" adlı eserinin beşinci kitabının ikinci bölümünde, devletin gelir kaynakları ve vergilendirme ilkelerini tartıştığı kısımda yer alır. Smith bu bölümde vergilendirmeye dair dört temel ilke sıralar; bu söz bunların ikincisidir. Dönemin merkantilist devlet anlayışına eleştirel yaklaşan Smith, vergi sistemlerinin adil ve öngörülebilir olması gerektiğini savunarak modern kamu maliyesinin temellerini atmıştır.
Kaynak
- Eser: Book V
- Künye: Chapter II, Part II, p. 892.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Yasama organı efendilerle işçileri arasındaki farklılıkları düzenlemeye kalkıştığında, danışmanları her zaman efendilerdir. Dolayısıyla düzenleme işçilerin lehine olduğunda, her zaman adil ve hakkaniyetlidir; ama efendilerin lehine olduğunda bazen aksi olabilir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Hükümetin savurganlığı İngiltere'nin zenginlik ve gelişmeye doğru doğal ilerleyişini kuşkusuz geciktirmiş olsa da, onu durduramamıştır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bu zümreden gelen herhangi bir yeni ticaret yasası veya düzenlemesi önerisi, her zaman büyük bir ihtiyatla dinlenmeli ve yalnızca en titiz değil, aynı zamanda en kuşkulu bir dikkatle uzun uzadıya ve dikkatlice incelenmeden asla kabul edilmemelidir. Bu öneri, çıkarı hiçbir zaman kamununkiyle tam olarak aynı olmayan, genellikle kamuoyunu aldatmaya ve hatta ezmeye çıkarı olan ve buna bağlı olarak birçok kez onu hem aldatmış hem de ezmiş olan bir insan zümresinden gelir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“III. Her vergi, mükellefin ödemesi en uygun olacağı zamanda veya tarzda alınmalıdır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Denizcilik yasası yabancı ticarete ya da ondan doğabilecek zenginliğin büyümesine elverişli değildir. ... Ancak savunma refahtan çok daha önemli olduğundan, denizcilik yasası belki de İngiltere'nin tüm ticari düzenlemelerinin en bilgesidir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)