Ünlü söz
“Gerçekte, madeni parada yer alan farklı metallerin değerleri arasındaki herhangi bir düzenlenmiş oran devam ettiği sürece, en değerli metalin değeri bütün paranın değerini düzenler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
In reality, during the continuance of any one regulated proportion, between the respective values of the different values of the different metals in the coin, the value of the most precious metal regulates the value of the whole coin.
Ne anlatıyor?
Smith bu sözünde, çift metal sistemine dayanan para düzeninde değerin nasıl belirlendiğini açıklar. Bir ülkede hem altın hem de gümüş para olarak kullanılıyorsa ve devlet bu iki metal arasında sabit bir değişim oranı belirlemişse, paranın toplam değeri bu metallerden daha pahalı olanın değerine göre ayarlanır. Yani 'en değerli metal' bir çıpa görevi görür ve bütün para sisteminin değerini yönlendirir.
Bu, para tarihinin önemli bir sorununa işaret eder: İki metale dayanan sistemlerde piyasa fiyatları devletin belirlediği oranlardan saptığında, insanlar daha değerli metali eritmeye ya da saklamaya başlar; piyasada daha az değerli olan metal kalır. Bu olgu daha sonra 'Gresham Yasası' adıyla anılacaktır: 'Kötü para, iyi parayı kovar.'
Bugünün okuru için söz, para birimlerinin değerinin sabit ve doğal olmadığını, aksine kurumsal düzenlemelere ve metallerin piyasa değerlerine bağlı olarak değiştiğini gösterir. Modern itibari para sistemlerinde bu mekanizma farklı işlese de, temel soru aynı kalır: Bir paranın değerini ne belirler?
Hangi bağlamda söylendi?
Adam Smith'in 'Ulusların Zenginliği' adlı eserinin I. Kitap, V. Bölümü'nden alınmıştır. Smith burada madeni para sistemini, metallerin göreli değerlerini ve paranın değerini incelemektedir.
Kaynak
- Eser: Book I
- Künye: Chapter V, p. 50.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her ulusun yıllık emeği, o ulusun yıllık olarak tükettiği bütün yaşam gereksinimlerini ve kolaylıklarını asıl olarak sağlayan kaynaktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İnsan her zaman emeğiyle geçinmelidir ve ücreti en azından onu geçindirmeye yetmelidir. Hatta çoğu durumda bundan bir miktar fazla olmalıdır; aksi hâlde bir aile kurması imkânsız olur ve bu tür işçilerin soyu ilk nesilden öteye devam edemezdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)