Ünlü söz
“Her insan, şüphesiz, doğası gereği ilk ve esas olarak kendi bakımına emanet edilmiştir; ve kendine bakmaya başka herhangi bir kişiye bakmaktan daha uygun olduğu için, böyle olması yerinde ve doğrudur.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
Every man is, no doubt, by nature, first and principally recommended to his own care; and as he is fitter to take care of himself than of any other person, it is fit and right that it should be so.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Smith'in insan doğasına dair temel bir ilkesini ifade eder: özsevgi ya da kendini koruma güdüsü. İnsan, kendi acılarını, ihtiyaçlarını ve koşullarını en iyi kendisi bilir; dışarıdan biri ne kadar yakın olursa olsun, bu içsel bilgiyi tam anlamıyla edinemez. Bu yüzden kişinin kendine öncelik vermesi bir kusur değil, aksine doğanın düzenine ve pratik akla uygun bir durumdur.
Smith burada bencilliği yüceltmez; sadece ahlak düzeninin gerçekçi zeminini tanımlar. Sempati kavramı onun ahlak felsefesinin merkezinde olsa da, sempatinin kendisi de ancak kişinin kendi deneyimlerinden yola çıkarak başkasının durumunu hayal etmesiyle gelişir. Yani sağlıklı bir kendilik kaygısı, başkalarına karşı ahlaki duyarlılığın da ön koşuludur. Bu yaklaşım, daha sonra ekonomik düşüncesinde piyasadaki bireysel çıkar arayışının toplumsal faydaya nasıl dönüşebileceğine dair ünlü 'görünmez el' fikriyle de uyumludur.
Bugünkü okur için bu söz, öz bakım ile bencillik arasındaki farkı düşünmeye davet eder: Kendini düşünmek ahlaksızlık değildir; asıl mesele, bu doğal eğilimin başkalarının haklarını çiğneyecek hale gelip gelmediğidir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in 'Ahlaki Duygular Kuramı' (The Theory of Moral Sentiments, 1759) adlı kitabında, haz ve acının insan davranışları üzerindeki etkisini tartışırken geçmektedir. Smith, ahlak felsefesi öğretimi çerçevesinde, bireyin kendini korumasının doğal düzenin bir parçası olduğunu ve bu temel eğilimin toplumsal erdemlerle nasıl uzlaştığını inceler. Bu düşünce, onun daha sonra ekonomi alanında geliştireceği bireysel çıkar kavramının ahlaki temelini oluşturur.
Kaynak
- Eser: Part II
- Künye: Section II, Chap. II.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dünya, kusursuz derecede adil bir piyango ne görmüştür ne de görecektir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)