Ünlü söz
“Kamusal harcamalarda olduğu gibi özel harcamalarda da, büyük servet belki çoğu zaman büyük budalalık için bir mazeret olarak kabul edilebilir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
In public, as well as in private expences, great wealth may, perhaps, frequently be admitted as an apology for great folly.
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu sözüyle, zenginliğin toplumsal algıda hatalı davranışları nasıl yumuşattığını gözlemliyor. İnsanlar, varlıklı birinin savurganlığını ya da akılsızca bir harcamasını gördüklerinde, bunu yoksul birine göre daha kolay hoş görmeye eğilimlidir. Smith'in ironik bir dille ifade ettiği gibi, para adeta budalalığın kefaretini ödeyen bir araç haline gelir. Bu durum yalnızca bireyin özel yaşamıyla sınırlı değildir; devlet hazinesinin büyüklüğü de kamusal israfın ve yanlış politikaların eleştirisini bir ölçüde bastırabilir. Smith'in gözlemi ahlaki bir yargıdan çok toplumsal bir gerçeğin tespitidir. Zenginliğin sağladığı toplumsal statü, bireyin kusurlarının değerlendirilmesinde çifte standart yaratır. Aynı davranış, servet sahibi biri için 'cömertlik' ya da 'özgünlük' sayılırken, dar gelirli biri için 'israf' ya da 'akılsızlık' olarak görülebilir. Smith burada okuru, paranın ahlaki yargıları nasıl çarpıttığını fark etmeye davet eder. Günümüzde de geçerliliğini koruyan bu söz, tüketim kültürünün ve prestij harcamalarının toplumda nasıl meşrulaştırıldığını anlamak için yararlı bir mercek sunar. Smith'in amacı zenginliği yermek değil, servetin davranışları değerlendirme biçimimizi nasıl etkilediğine dikkat çekmektir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Book IV
- Künye: Chapter V, p. 563.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)