Ünlü söz
“Kitabımı okumanızı ve yapmamı istediğiniz tüm düzeltmeleri işaretlemenizi rica etmek... beni çok memnun eder: Ne kadar yarar göreceğimi biliyorum ve aynı zamanda atalarımızın uğruna Papa'yı ve Pretender'ı kovdukları değerli şahsî muhakeme hakkını da koruyacağım. Sizin Papa'dan çok daha yanılmaz olduğunuza inanıyorum, ancak bir Protestan olarak vicdanım, kutsal kitaba dayanmayan herhangi bir otoriteye boyun eğmekten beni çekindirir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
To desire you to read my book over and mark all the corrections you would wish me to make...would oblige me greatly: I know how much I shall be benefitted and I shall at the same time preserve the pretious right of private judgement for the sake of which our forefathers kicked out the Pope and the Pretender. I believe you to be much more infalliable than the Pope, but as I am a Protestant my conscience makes me scruple to submit to any unscriptural authority.
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu mektupta, dostu ve yayıncısı William Strahan'a yazdığı bir metinde, eserini gözden geçirmesini isterken aynı zamanda bireysel muhakemenin önemini vurgulamaktadır. Smith, bir yandan eleştiriye ve düzeltmeye açık olduğunu gösterirken, diğer yandan hiçbir otoriteye —hatta dostça ve iyi niyetli bir otoriteye bile— düşünmeden boyun eğmeyeceğini belirtir.
Sözün en canlı yanı, Smith'in Papa ile Strahan arasında kurduğu esprili karşılaştırmadadır. Katoliklik ile Protestanlık arasındaki tarihsel ayrımı kullanarak, kişisel yargı hakkının İngiliz Protestan geleneğinde ne kadar köklü olduğunu hatırlatır. 'Pretender' göndermesi, İngiliz tahtına hak iddia eden Katolik Stuart soyunu ima eder ve böylece siyasal ile dinsel bağımsızlığı birlikte düşünür.
Smith dinî bir polemik yapmaktan çok, entelektüel özerklik üzerine düşünür: İyi bir yazar, başkalarının düzeltmelerinden yararlanır ama son kararı kendi aklı ve vicdanıyla verir.
Hangi bağlamda söylendi?
Mektup, Adam Smith'in yayıncısı ve yakın dostu William Strahan'a 4 Nisan 1760 tarihinde yazdığı bir mektuptan alınmıştır. Smith, muhtemelen The Theory of Moral Sentiments (Ahlaki Duygular Kuramı, 1759) sonrası gözden geçirilmekte olan bir metni Strahan'a okutup düzeltmelerini istemekte, fakat aynı zamanda kendi bağımsız karar hakkını esprili bir dille korumaktadır. Mektup, Smith'in özel yazışmalarında mizahı ve tarihsel göndermeleri nasıl kullandığını gösterir.
Kaynak
- Eser: The Correspondence of Adam Smith (1987)
- Künye: Letter to William Strahan (4 April 1760), quoted in Adam Smith, The Correspondence of Adam Smith, eds. E. C. Mossner and I. S. Ross (1987), pp. 67–68
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Korku, neredeyse her durumda kötü bir yönetim aracıdır ve özellikle en küçük bir bağımsızlık iddiası taşıyan hiçbir insan topluluğuna karşı asla kullanılmamalıdır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendimiz için en yararlı nitelikler, öncelikle, bütün eylemlerimizin uzak sonuçlarını ayırt edebildiğimiz ve bunlardan doğması muhtemel yararı ya da zararı öngörebildiğimiz üstün akıl ve anlayış; ikincisi ise, gelecekte daha büyük bir haz elde etmek ya da daha büyük bir acıdan kaçınmak için şimdiki hazdan vazgeçebilmemizi ya da şimdiki acıya katlanabilmemizi sağlayan özdenetimdir. Bu iki niteliğin birleşiminde, bütün erdemler içinde birey için en yararlı olan basiret erdemi bulunur.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Gerçekten de, Büyük Britanya'da ticaret özgürlüğünün hiçbir zaman tamamen geri getirilmesini beklemek, bir Oceana ya da Utopia'nın orada kurulmasını beklemek kadar saçmadır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla kralların ve bakanların, özel kişilerin ekonomisini gözetmeye kalkışmaları ve lüks yasalarıyla ya da yabancı lüks malların ithalatını yasaklayarak onların harcamalarını kısıtlamaya çalışmaları, olabilecek en büyük küstahlık ve haddini bilmezliktir. Onlar, istisnasız biçimde, toplumdaki en büyük savurganlardır. Kendi harcamalarına iyi baksınlar, özel kişilerin harcamalarını da güvenle onlara bırakabilirler. Kendi savurganlıkları devleti mahvetmiyorsa, tebaanınki asla mahvetmeyecektir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İnsanları sermayelerini ne şekilde kullanmaları gerektiği konusunda yönlendirmeye kalkışan devlet adamı, yalnızca kendisine son derece gereksiz bir yük yüklemekle kalmaz; aynı zamanda hiçbir tek kişiye, hatta hiçbir konsey ya da senatoya güvenle teslim edilemeyecek bir yetkiyi üstlenmiş olur. Bu yetki, kendini onu kullanmaya ehil sanacak kadar aptallık ve küstahlığa sahip bir adamın elinde, her yerden daha tehlikeli olurdu.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğini ya da sermayesini, durumunun gerektirdiğinden daha fazla çeşitlilikte işlerde kullanan kişi, komşusuna malını ucuza satarak asla zarar veremez. Kendine zarar verebilir ve genellikle de verir. Atasözü der ki: Her işin ustası olan hiçbir zaman zengin olamaz. Ancak yasa, insanlara kendi çıkarlarını koruma konusunda her zaman güvenmelidir; çünkü onlar kendi yerel koşullarında, yasa koyucunun yapabileceğinden genellikle daha iyi yargıda bulunabilirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)