Ünlü söz
“Komşumuzu kendimiz gibi sevmek Hristiyanlığın büyük yasası olduğu gibi, kendimizi yalnızca komşumuzu sevdiğimiz gibi sevmek ya da aynı anlama gelen şekilde, komşumuzun bizi sevebileceği ölçüde kendimizi sevmek de doğanın büyük buyruğudur.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
As to love our neighbour as we love ourselves is the great law of Christianity, so it is the great precept of nature to love ourselves only as we love our neighbour, or what comes to the same thing, as our neighbour is capable of loving us.
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu cümlede, Hristiyanlığın sevgi öğretisiyle doğa yasasını bir araya getirir. Hristiyanlık 'komşunu kendin gibi sev' derken, Smith bunun doğadaki karşılığının tersi bir vurgu taşıdığını öne sürer: Kendini sevmen de ancak başkalarının seni sevebileceği ölçüde meşrudur.
Smith'in buradaki amacı, bencilliğin doğal bir dürtü olduğunu inkâr etmek değil, onu toplumsal bir sınıra çekmektir. İnsan kendini sever, ama bu sevgi, başkalarının gözünde makul ve kabul edilebilir olduğu ölçüde ahlaki bir temel kazanır. Yani öz sevgi, başkalarının sevgisi ve onayıyla sınırlanır; aksi halde bencillik, toplum içinde onaylanmayan kaba bir duyguya dönüşür.
Bu düşünce, Smith'in 'tarafsız seyirci' (impartial spectator) kavramının bir yansımasıdır. Birey, kendi duygu ve davranışlarını, sanki dışarıdan bir gözlemci onu izliyormuş gibi değerlendirmelidir. Kendimizi sevmemiz de bu ölçüye tabidir: Başkalarının bizim için duyabileceği sevgi ve sempati sınırları içinde kaldığı sürece meşru, bu sınırı aştığında ise ahlaki olarak kusurludur. Böylece Smith, dinî buyruk ile doğal ahlak anlayışını aynı ilkede buluşturur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in 'Ahlaki Duygular Kuramı' (The Theory of Moral Sentiments, 1759) adlı eserinin birinci kısmından alınmıştır. Smith bu bölümde, öz sevginin ve bencilliğin toplumsal olarak nasıl düzenlendiğini, başkalarının sempatisinin bu düzenlemedeki rolünü ele alır. Hristiyanlık ve doğa yasası arasında kurduğu paralellik, onun ahlakı hem dini hem de toplumsal temelleriyle birlikte açıklama çabasını gösterir.
Kaynak
- Eser: Part I
- Künye: Section I, Chap. V.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İngiltere'de ve bütün Roma Katolik ülkelerinde, kilisenin piyangosu gerçekte gerekenden çok daha kazançlıdır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her insan, şüphesiz, doğası gereği ilk ve esas olarak kendi bakımına emanet edilmiştir; ve kendine bakmaya başka herhangi bir kişiye bakmaktan daha uygun olduğu için, böyle olması yerinde ve doğrudur.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bir insandaki her yeti, başka bir insandaki benzer yetiyi yargılarken kullandığı ölçüdür. Senin görme yetini benim görme yetimle, kulağını kulağımla, aklını aklımla, öfkelenme biçimini kendi öfkelenme biçimimle, sevgini kendi sevgimle yargılarım. Bunlar hakkında yargıda bulunmanın başka hiçbir yolu yoktur ve olamaz da.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)