İçeriğe geç
2Wsözlük

Ünlü söz

“Stoacıların dediği gibi, her insan önce ve esas olarak kendi bakımına emanet edilmiştir; ve her insan şüphesiz her bakımdan başka herhangi bir kişiden çok kendine bakmaya daha uygun ve daha yeteneklidir. Her insan kendi hazlarını ve kendi acılarını başka insanlarınkinden daha güçlü hisseder. Birinciler asıl duyumlardır; ikinciler ise bu duyumların yansıtılmış ya da sempatiyle kavranmış suretleridir. Birincilerin cevher, ikincilerin gölge olduğu söylenebilir.”

— Adam Smith (1723 – 1790)

KaynaklıSöz, künyesiyle birlikte Wikiquote'ta kayıtlı.
Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram

Söz kartını indir

İngilizce aslı

Every man, as the Stoics used to say, is first and principally recommended to his own care; and every man is certainly, in every respect, fitter and abler to take care of himself than of any other person. Every man feels his own pleasures and his own pains more sensibly than those of other people. The former are the original sensations; the latter the reflected or sympathetic images of those sensations. The former may be said to be the substance; the latter the shadow.

Ne anlatıyor?

Adam Smith bu pasajda, insanın kendi çıkarına öncelik vermesinin doğal temelini açıklar. Her bireyin kendi haz ve acılarını dolaysız biçimde hissettiğini, buna karşılık başkalarının duygularını ancak hayal gücü ve sempati yoluyla, ikinci elden deneyimlediğini söyler. Bu nedenle kişinin kendini düşünmesi bir ahlaki sapma değil, varoluşunun kaçınılmaz bir başlangıç noktasıdır. Smith bu yaklaşımı, insanı önce kendi bakımına emanet edilmiş gören Stoacı düşünceye dayandırır.

"Cevher" ve "gölge" karşıtlığı, Smith'in ahlak kuramındaki temel bir ayrımı özetler: Duyumlar ile duygudaşlık yoluyla elde edilen ikinci dereceden duygular arasındaki fark. Başkalarının acısını anlamamız, ancak kendi acımızın bir sureti ya da gölgesi gibidir; ne kadar güçlü bir hayal gücüne sahip olursak olalım, bu deneyim asla birinci elden duyum kadar canlı olamaz. Bu nedenle bireyin önce kendine yönelmesi, bir egoizm savunusundan çok, insan doğasının yapısal bir gerçeğidir.

Smith bu noktadan hareketle, ahlakın işlevini de netleştirir. İnsan doğal olarak önce kendini düşünse de, toplum içinde yaşamanın gereği olarak başkalarının duygularını da hesaba katar. Ahlak yargılarımızın temeli, kendi duyumlarımızla başkalarınınkini karşılaştırma ve "tarafsız seyirci" aracılığıyla her iki konuma da aynı soğukkanlılıkla bakabilme becerisidir. Bu pasaj, Smith'in düşünce sisteminde bireysel çıkarın neden ahlakın karşısında değil, ahlaki kavrayışın başlangıcında yer aldığını gösterir.

Hangi bağlamda söylendi?

Bu söz, Adam Smith'in "The Theory of Moral Sentiments" adlı eserinin VI. Kısım, II. Bölümünün birinci kısmından alınmıştır. Smith, eserin bu bölümünde bireyin kendi çıkarını gözetmesi ile başkalarına karşı görevleri arasındaki ilişkiyi inceler. Stoacı düşüncenin etkisiyle, özsevgi ve özbakımı insan doğasının doğal bir parçası olarak ele alır.

Kaynak

Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.

Konular

İlgili sözler