Ünlü söz
“Suçluya merhamet, masuma zulümdür”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
mercy to the guilty is cruelty to the innocent
Ne anlatıyor?
Bu kısa ve çarpıcı söz, adaletin toplumsal bir güvenlik duygusuyla olan bağını özetler. Smith'in düşüncesine göre ceza, yalnızca suçluya bir karşılık verme aracı değildir; aynı zamanda toplumun diğer üyelerinin güvenliğini ve huzurunu koruma işlevi görür. Suçluya gösterilen aşırı hoşgörü, onun gelecekte yeniden zarar verme ihtimalini azaltmaz ve bu yüzden masum kişilerin haklarını tehlikeye atar.
Burada merhamet kavramı ile adalet kavramı arasındaki gerginlik dile getirilir. Merhamet, bireysel düzeyde erdemli bir duygu olsa da, hukuk ve ceza söz konusu olduğunda onun sınırları dikkatle çizilmelidir. Suçlunun cezasız kalması ya da çok hafif bir ceza alması, mağdurun adalet duygusunu zedeler; ayrıca toplumda suçun tekrarlanabileceğine dair bir korku yaratır. Bu bakımdan söz, ceza politikalarının merkezindeki zor soruya dokunur: Kimin acısı önceliklidir, failin mi yoksa kurbanın ve toplumun mu?
Bugünün tartışmalarında bu söz, özellikle affetme, ceza indirimi ve denetimli serbestlik gibi konularda hâlâ iki tarafın da kullandığı bir denge ifadesidir. Smith'in vurgusu, merhametin adaleti ortadan kaldırmaması gerektiği yönündedir; çünkü adalet olmadan toplumsal güven inşa edilemez.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in 'Ahlaki Duygular Kuramı' adlı eserinde, ceza adaletinin meşruiyetini tartıştığı bölümde geçmektedir. Smith, suçluların cezalandırılmasının, toplumun genel güvenliği ve kurbanların korunması açısından ahlaki bir zorunluluk olduğunu savunur. Bu ifade, onun adalet ve merhamet arasındaki dengeye dair geniş tartışmasının bir parçası olarak okuyucuya sunulur. Nefret söylemi içermemekle birlikte, adalet felsefesi açısından sert ama savunulabilir bir ilkeyi dile getirir.
Kaynak
- Eser: Part II
- Künye: Section II, Chap. III.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“II. Her bireyin ödemekle yükümlü olduğu vergi belirli olmalıdır, keyfî değil.”
— Adam Smith (1723 – 1790)