Ünlü söz
“Aralarında, Afrikalıların maymunlardan mı türediği yoksa maymunların onlardan mı geldiği büyük bir sorudur. Bilgelerimiz insanın Tanrı'nın sureti olduğunu söylediler: İşte Ebedî Varlık'ın ne hoş bir sureti; yassı, kara bir burun, hiç yok denecek kadar az bir zekâyla! Şüphesiz bir gün gelecek, bu hayvanlar toprağı ekip biçmeyi, onu evlerle ve bahçelerle güzelleştirmeyi, yıldızların yolunu öğrenebilecekler; her şey için zaman gerekir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
Fransızca aslı
C'est une grande question parmi eux s'ils [les africains] sont descendus des singes ou si les singes sont venus d'eux. Nos sages ont dit que l'homme est l'image de Dieu: voilà une plaisante image de l'Être éternel qu'un nez noir épaté, avec peu ou point d'intelligence! Un temps viendra, sans doute, où ces animaux sauront bien cultiver la terre, l'embellir par des maisons et par des jardins, et connaître la route des astres il faut du temps pour tout.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Voltaire'in ırkçı bakış açısını açıkça yansıtan bir pasajdır. Yazar burada Afrikalıları hayvanlarla, özellikle maymunlarla ilişkilendirerek onları insanlık dışı bir konuma yerleştirir. 'İnsanın Tanrı'nın sureti olduğu' düşüncesini alaya alır bir tonla, Afrikalıların fiziksel görünümünü ve zekâsını küçümseyerek anlatır. Bu pasaj, dönemin Avrupa'sında yaygın olan sömürgeci ve ırkçı önyargıların felsefi ve edebî metinlere nasıl sızdığını gösteren çarpıcı bir örnektir.
Voltaire'in genel olarak insan hakları ve hoşgörü savunucusu olarak bilinmesine rağmen, bu tür ifadeleri onun düşünce dünyasındaki derin çelişkileri ortaya koyar. Aydınlanma düşüncesi bir yandan evrensel insan haklarını savunurken, diğer yandan Avrupa dışındaki halkları 'medeniyet' merdiveninin alt basamaklarına yerleştiren hiyerarşik bir insan anlayışını da taşımaktaydı. Bu söz, o dönemin entelektüel ortamında bile rahatsız edici bulunabilecek ölçüde dışlayıcı ve aşağılayıcı bir dil kullanır.
Bugün bu pasaj, Aydınlanma düşüncesinin karanlık yüzünü ve Avrupa merkezli insan tasavvurunun ırkçı boyutlarını anlamak için tarihsel bir belge niteliği taşır. Voltaire gibi önemli bir filozofun bile önyargılardan bağımsız olmadığını göstermesi bakımından düşünce tarihi açısından değerli, ancak içeriği itibarıyla kabul edilemez bir metindir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu pasaj, Voltaire'in 1769 yılında yayımlanan Les Lettres d'Amabed adlı kurgusal mektup romanında yer alır. Eser, Hindistan'da geçen bir hikâye aracılığıyla dönemin dinî ve toplumsal kurumlarını eleştirir. Yedinci mektupta, Afrikalılar hakkında dönemin ırkçı söylemlerini yansıtan bu ifadeler kullanılır. Voltaire burada kendi kişisel görüşlerini mi dile getiriyor yoksa bir karakterin düşüncelerini mi aktarıyor olduğu tartışmalıdır; ancak pasaj, 18. yüzyıl Avrupa'sında yaygın olan ırk hiyerarşisi anlayışının doğrudan bir yansımasıdır.
Kaynak
- Eser: 1760s (1769)
- Künye: Les Lettres d'Amabed (1769): Septième Lettre d'Amabed
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Voltaire
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İtibar sahibi adamların haksız olduğu konularda haklı olmak tehlikelidir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“O halde insanların hepsi, ihtiyaçları olmasaydı, zorunlu olarak eşit olurdu. Türümüze bağlı yoksulluk, bir insanı başka bir insana bağımlı kılar: Asıl mutsuzluk eşitsizlik değil, bağımlılıktır.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“En iyi, iyinin düşmanıdır.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Boşanma muhtemelen aşağı yukarı evlilikle aynı tarihe dayanır. Yine de sanırım evlilik birkaç hafta daha eskidir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Halk vahşi bir canavardır: Onu zincirlemek ya da ondan kaçmak gerekir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Söz konusu para olduğunda, herkes aynı dindendir.”
— Voltaire (1694 – 1778)