Ünlü söz
“"Bana kırmızı güller getirirsem benimle dans edeceğini söyledi," diye ağladı genç Öğrenci; "ama bütün bahçemde kırmızı bir gül yok."”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
İngilizce aslı
"She said that she would dance with me if I brought her red roses," cried the young Student; "but in all my garden there is no red rose."
Ne anlatıyor?
Bu söz, 'Bülbül ile Gül' öyküsünün açılışında geçen, genç Öğrenci'nin umutsuz aşkını dile getiren çığlığıdır. Sevdiği kız, ona kırmızı bir gül getirirse dans edeceğini söylemiştir; ancak Öğrenci'nin bahçesinde kırmızı gül yoktur. Bu durum, aşkın gerçekleşmesi için dışsal bir koşula bağlanmasını ve bu koşul karşılanamadığında yaşanan çaresizliği anlatır.
Öğrenci'nin acısı o kadar büyüktür ki, aşkın somut bir kanıtını bulamamanın verdiği hayal kırıklığını bütün benliğiyle yaşar. Kırmızı gül, tutkulu aşkın simgesi olarak öyküde merkezi bir rol oynar. Genç Öğrenci'nin çaresizliği, aşkın ne kadar kırılgan ve koşullara bağlı olabileceğini gösterir. Aynı zamanda, aşkın idealize edilmiş biçimiyle gerçek dünya arasındaki uçuruma işaret eder.
Wilde, bu sahneyle okuru, aşk uğruna neyin feda edilebileceği sorusuyla karşı karşıya bırakır. Söz, aşkın talep ettiği kanıtlar ve koşullar üzerine düşündürürken, aynı zamanda saf duyguların dış gerçeklik karşısındaki savunmasızlığını vurgular.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu alıntı, Oscar Wilde'ın 1888'de yayımlanan 'Mutlu Prens ve Diğer Öyküler' (The Happy Prince and Other Tales) adlı derlemesinde yer alan 'Bülbül ile Gül' (The Nightingale and the Rose) öyküsünün açılışında geçer. Genç Öğrenci, sevdiği kızın dans daveti için kırmızı gül aramaktadır. Bu sahne, öykünün devamında bülbülün aşk uğruna yaptığı büyük fedakârlığın temelini kurar.
Kaynak
- Eser: The Happy Prince and Other Tales (1888)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Oscar_Wilde
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ölüm çok güzel olmalı. Yumuşak kahverengi toprakta yatmak, başının üzerinde salınan otlarla, sessizliği dinlemek. Dünü olmamak, yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı affetmek, huzur içinde olmak.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“İlk kadehten sonra her şeyi olmasını istediğiniz gibi görürsünüz. İkinci kadehten sonra her şeyi olmadığı gibi görürsünüz. Sonunda her şeyi gerçekte olduğu gibi görürsünüz ve bu, dünyadaki en korkunç şeydir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Aşkın gizemi, ölümün gizeminden daha büyüktür.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Mutlu ol, mutlu ol; kırmızı gülüne kavuşacaksın. Onu ay ışığında müzikten inşa edeceğim ve kendi kalbimin kanıyla boyayacağım. Senden tek istediğim, gerçek bir âşık olman; çünkü Aşk, Felsefe bilge olsa da ondan daha bilgedir ve Güç kudretli olsa da ondan daha kudretlidir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Aman, ne büyük şans! İşte kırmızı bir gül! Hayatım boyunca onun gibi bir gül görmedim. O kadar güzel ki eminim uzun bir Latince adı vardır.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“İşte! Küçücük bir değnekle / Dokunuverdim romantizmin balına / Ve yitirmeli miyim bir ruhun mirasını?”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)