Ünlü söz
“Bir sanat eseri, eşsiz bir mizacın eşsiz sonucudur. Güzelliği, yazarın olduğu kişi olmasından gelir. Başka insanların ne istediğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Nitekim bir sanatçı, başka insanların ne istediğini fark edip talebi karşılamaya çalıştığı anda sanatçı olmaktan çıkar; sıkıcı ya da eğlendirici bir zanaatkâra, dürüst ya da dürüst olmayan bir tüccara dönüşür. Sanatçı sayılmak için bir iddiası kalmaz.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
İngilizce aslı
A work of art is the unique result of a unique temperament. Its beauty comes from the fact that the author is what he is. It has nothing to do with the fact that other people want what they want. Indeed, the moment that an artist takes notice of what other people want, and tries to supply the demand, he ceases to be an artist, and becomes a dull or an amusing craftsman, an honest or a dishonest tradesman. He has no further claim to be considered as an artist.
Ne anlatıyor?
Wilde burada sanatçıyı, eserini yalnızca kendi iç dünyasının, kendine özgü mizacının bir dışavurumu olarak ortaya koyan kişi olarak tanımlar. Ona göre sanat eserinin güzelliği ortak beğeniden, piyasa talebinden ya da yararlılık kaygısından gelmez; doğrudan doğruya yaratıcının kendisi olmasından, yani bireyselliğini eserine yansıtmasından gelir. Bu yüzden sanat eseri biriciktir; çünkü onu üreten mizaç da biriciktir.
Bu düşüncede asıl vurgu, sanatçının özgürlüğü ve özerkliğidir. Wilde, sanatçının başkalarının isteklerine göre üretim yapmaya başladığında yaratıcı konumunu kaybettiğini söyler. Onun gözünde talep odaklı üretim, sanatı zanaata indirger; çünkü zanaatkâr belirli bir işlevi, alıcının beklentisini karşılamak için çalışır. Sanatçı ise kendi iç zorunluluğuyla, başkalarına aldırmadan üretir. Wilde'ın önerdiği sanat anlayışı bu nedenle faydacılığa, kitlesel beğeniye ve piyasa mantığına açık bir karşı duruş içerir.
Bu söz, bugün ticari kaygılarla üretilen içeriklerin, popüler beklentilere göre biçimlenen yapıtların sanat değeri taşıyıp taşımadığı sorusunu da düşündürür. Wilde'ın cevabı nettir: Sanatçı, eserini kendi hakikatinden uzaklaşarak biçimlendirdiği ölçüde sanatçı kimliğinden uzaklaşır. Önemli olan, yaratıcının kendi sesine sadık kalmasıdır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Wilde'ın 1891'de yayımlanan "The Soul of Man Under Socialism" (Sosyalizmde İnsanın Ruhu) adlı denemesinden alınmıştır. Wilde bu denemede, sosyalizmi ekonomik bir sistemden çok bireyselliği özgürleştirecek bir toplum ideali olarak ele alır. Ona göre asıl mesele mülkiyet değil, insanın — özellikle de sanatçının — dış baskılardan, yoksulluk kaygısından ve toplumsal taleplerden kurtulmasıdır. Deneme boyunca yoksulluğun insanı nasıl köleleştirdiğini, hayırseverliğin sorunu gerçekten çözmediğini ve bireyciliğin ancak herkesin temel ihtiyaçları güvence altına alındığında serpilebileceğini savunur. Sanat üzerine bu sözler, onun denemenin genelindeki bireyci estetik anlayışının bir parçasıdır.
Kaynak
- Eser: The Soul of Man Under Socialism (1891)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Oscar_Wilde
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Söyle bana, onunla [Max Beerbohm] yalnız kaldığında Sfenks, yüzünü çıkarıp maskesini mi gösteriyor?”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Psikoloji bir bilim olarak emekleme çağındadır. Sanatın hatırına, umarım hep öyle kalır.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Walt Whitman'ın öpücüğü hâlâ dudağımda.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Nihai ifşaat şudur ki, yalan söylemek, güzel ve gerçek olmayan şeyler anlatmak, sanatın asıl amacıdır.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Hep okunamaz olan gerçekleşir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Ve nihayetinde, moda nedir? Sanatsal açıdan bakıldığında, genellikle o kadar dayanılmaz bir çirkinlik biçimidir ki onu her altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırız.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)