Ünlü söz
“Halkın kalemin kaldırım taşından daha güçlü olduğunu ve tuğla parçası kadar saldırgan hale getirilebileceğini keşfettiği gün ölümcül bir gündü. Derhal gazeteciyi aradı, buldu, geliştirdi ve onu kendi çalışkan ve iyi maaşlı hizmetkârı yaptı. Bu, ikisi adına da büyük bir talihsizliktir. Barikatın ardında pek çok soylu ve kahramanca şey olabilir. Ama başmakalenin ardında önyargı, aptallık, ikiyüzlülük ve zırvalıktan başka ne vardır ki? Ve bu dördü bir araya geldiğinde korkunç bir güç oluşturur ve yeni otoriteyi meydana getirir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
İngilizce aslı
It was a fatal day when the public discovered that the pen is mightier than the paving-stone, and can be made as offensive as the brickbat. They at once sought for the journalist, found him, developed him, and made him their industrious and well-paid servant. It is greatly to be regretted, for both their sakes. Behind the barricade there may be much that is noble and heroic. But what is there behind the leading-article but prejudice, stupidity, cant, and twaddle? And when these four are joined together they make a terrible force, and constitute the new authority.
Ne anlatıyor?
Wilde bu sözlerinde kamuoyunun ve basının toplumsal bir güç olarak yükselişini sert biçimde eleştirir. Ona göre halk, barikat ve doğrudan eylem gibi araçların yerine basını ve gazeteciyi kendi hizmetine almış; ancak bu değişim topluma özgürlük getirmek yerine yeni bir otorite biçimi yaratmıştır. Barikatın ardında idealist bir ruh bulunabilirken, başmakalenin ardında yalnızca önyargı, aptallık, ikiyüzlülük ve boş laf vardır.
Bu dört niteliğin birleşerek oluşturduğu güç, Wilde'a göre geleneksel iktidarlardan daha korkunç olabilir; çünkü kamuoyu adına konuştuğunu iddia ederek bireysel düşünceyi ve sanatı boğar. Basın, görünürde halkın sesi olsa da gerçekte onu yönlendiren ve sınırlayan bir mekanizmaya dönüşmüştür.
Bu eleştiri, medyanın gücü ve sorumluluğu üzerine günümüzde de süren tartışmalara işaret eder. Wilde'ın sözleri, kitle iletişim araçlarının her zaman özgürlüğün değil, bazen yeni bir tahakkümün aracı olabileceğini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Wilde'ın 1891 tarihli 'The Soul of Man Under Socialism' adlı denemesinden alınmıştır. Denemede yazar, modern toplumun birey ve sanatçı üzerindeki baskılarını tartışır; basını da bu baskının önemli bir aracı olarak görür.
Kaynak
- Eser: The Soul of Man Under Socialism (1891)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Oscar_Wilde
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Toplumda paradan zenginlerden daha çok söz eden tek bir sınıf vardır, o da yoksullardır.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Söyle bana, onunla [Max Beerbohm] yalnız kaldığında Sfenks, yüzünü çıkarıp maskesini mi gösteriyor?”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Bir adamın hiç düşmanı kalmadığında, onda sıradan, bayağı bir şey var demektir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Günümüzde her büyük adamın müritleri vardır ve biyografiyi yazan her zaman Judas'tır.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Püritenler güzel bir şeyi yok edemezler; yine de olağanüstü açık saçıklık merakları sayesinde, güzelliği bir anlığına neredeyse lekeleyebilirler. Bu tür insanlar kendilerini, üzülerek söylüyorum, esas olarak gazetecilik yoluyla ifade ederler. Üzülüyorum çünkü modern gazetecilik lehine söylenecek çok şey var. Eğitimsizlerin görüşlerini bize aktararak, toplumun cehaletiyle temasımızı canlı tutar.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Her türlü otorite son derece alçaltıcıdır. Onu kullananları da alçaltır, üzerinde kullanıldığı kişileri de.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)