Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- köyisimBelediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi.
- paraisimdevletçe bastırılan, üzerinde kıymeti yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
- çaydanlıkisimçay pişirmek için kullanılan kap
- tuzisimKokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde.
- anneisimÇocuğu olan kadın; aba, ana, kocakarı, nene, valide, mader.
- dretnotisimXX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi
- alıştırmaisimalıştırmak işi
- almakfiilBir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
- anlamakfiilbir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak
- koşmakfiilat, öküz gibi hayvanlar çekebilsin diye arabasını, düveni, sabanı v.s. hazırlamak
- itmekfiilbir şeyi güç uygulayarak ilerletmek
- olmakfiilbir görev, makam, şan veya vasıf kazanmak.
- kadehisimİçki içmeye yarayan ayaklı bardak
- başisiminsanda ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız v.s. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm.
- tomurcukisimbir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz
- onlarisimondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
- şimdizarfşu anda, içinde bulunulan zaman
- bugünisimİçinde bulunulan gün.
- dünisimbugünden bir bir önceki gün.
- ölümisimBir insan hayatının tam ve kesin olarak sona ermesi; ahiret yolculuğu, son, ebedî uyku, son yolculuk, emrihak, irtihal, memat,mevt, vefat.
- sonraisimarkadan gelen bölüm veya zaman
- uykuisimDış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu; hab
- akılisimDüşünme, anlama ve kavrama gücü; us.
- sütçüisimsüt satan kimse
- mühürcüisimmühür kazıyan kimse
- mektupçuisimOsmanlı döneminde resmi bir birimin evrak işlerini yürüten makamlı kimse.
- işçiisimbaşkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kişi
- aşçıisimYemek pişirmeyi meslek edinen kimse.
- gözlükisimGörme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân
- işveisimkadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda