İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ey Rehnümâ-yi Hayl-i Muhibbân Yâ Ali

Hayretî · Hayretî kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
— 1— — İmam Ali hakkında medhiye — Ey rehnümâ-yi hayl-i muhibbân yâ Ali Vey pîşüvâ-yi zümre-i merdân yâ Ali Ey âlim-i dekayık u nutk-i Muhammedi Vey âlim-i hakayık u sultân yâ Ali Ey vâkıf-ı hakîkat-ı esrâr-i kâinât Vey ârif-i maâni-i Kur’ân yâ Ali Ey bâb-ı şehr-i ilm-i Hudâ hâdi-i hüdâ Vey mahzen-i maârif-i irfân yâ Ali Ey kân-ı cûd ü lûtf u kerem menbâ’-i sehâ Vey ma’din-i mürüvvet ü ihsân yâ Ali Hem ma’dilet dürerlerine bahr-ı bîkeran Hem ma’rifet güherlerine kân yâ Ali Bir pâdişâh-ı her dü serâsın ki kûyinin En kem gedâsı husrev ü hâkan yâ Ali Gelmeye Kanber’ine senin cümle çöb kadar Arz itselerdi mülket-i Osmân yâ Ali Didi Resûl Rûhüke rûhî ne tan sana Dirlerse cümleten bu cihan cân yâ Ali Bir cür’an ile esridi mecmû’-i kâinât Sâkî-i bezm-i vahdet-i Yezdan yâ Ali Hiç âlem-i velâyet içinde nazîrini Görmedi dahi dîde-i devrân yâ Ali Dellâl-ı şehr-i dîn ü emîn-i metâ’-ı sır Hallâl-i müşkil-i kamu insân yâ Ali Hallâl-i müşkilât-ı cihansın aceb midir Olsa yanında müşkilim âsân yâ Ali Anın hakiyle vâris-i ilmindürür senün Ya’ni Hasen hazîne-i ihsân yâ Ali Anın hakı ki mefhar-i Âl-i Nebîdürür Ya’ni Hüseyn-i şâh-ı şehîdân yâ Ali Zeyn-el-ibâd hakkı ki abdi olan anın Âlemde oldu başına sultân yâ Ali Dâhi İmam Bâkır akıtdı hakına zer Yanında oldu hâk ile yeksân yâ Ali Dahi İmâm Sâdık u Kâzım Rızâ Hakı Canlar revân olara hezârân yâ Ali Dâhi Takî Nakî hakı âlemde bunların Vasfına kimse bulmadı pâyân yâ Ali Hem Askerî hakına olan askeri anın Nâr-ı cahîme yanmadı bir ân yâ Ali Anın hakı ki Mehdi-i sâhib zamandır ol Kim muntazırlarız ana el’ân yâ Ali Pâmâl idüb sıdı beni gam cündi kılıcı Himmet demidir ey Şeh-i merdân yâ Ali Hâlim harâb u dîde pür âb u ciğer kebâb Dil cevr-i rûzgâr ile vîrân yâ Ali Düşdüm ayaklara demidir destgîrim ol Zulmetde kaldım ol bana burhân yâ Ali Bir derde uğradım ki meded yok devâya hiç Ger hazretinden olmaya dermân yâ Ali Çek hân-ı lûtfunı kapuna geldi Hayretî Muhtâc ü âcu vâlih ü hayrân yâ Ali

Şiir açıklaması

Bu şiir, başlığın altındaki açıklamanın da belirttiği üzere İmam Ali’yi öven bir medhiyedir. Şair ona “muhibbân”ın, yani sevenlerin yol göstericisi; yiğitler topluluğunun önderi diye seslenir. Ali’yi bilgi ve Kur’an’ın anlamlarına vâkıf, cömertlik ve yardımseverlikle anılan yüce bir kişi olarak tasvir eder. “Maarif” sözü burada bilgi ve kültürü karşılar; şiirde Ali’nin bilgisi, deniz ve hazine imgeleriyle büyütülür.

Şiirde Ali, “ilim şehrinin kapısı” ve insanlara yol gösteren biri olarak anılır. Bilgi denizi, değerli taşlar ve vahdet meclisindeki kadeh gibi imgeler, onun manevî yüceliğini anlatır. Şair, Hasan’ı Ali’nin ilminin “vârisi”, yani mirasçısı olarak anar; Hüseyin’i ve adları sıralanan diğer imamları da över. “Velâyet” sözü, verilen sözlük anlamıyla velilik kavramına karşılık gelir.

Şiirin son bölümünde övgü, kişisel bir yakarışa dönüşür. Şair gamını, yani tasa ve üzüntüsünü, yıkılmış hâlini ve yaşlı gözlerini dile getirir; karanlıkta kaldığını söyleyerek Ali’den kendisine yol göstermesini ve yardım etmesini ister. “Bir derde uğradım ki meded yok devâya hiç” dizesi, derdine kendi başına çare bulamadığını anlatır. Son dizelerde Hayretî, Ali’nin lütfundan pay dileyen muhtaç biri olarak görünür. Böylece şiirin ana düşüncesi, Ali’ye duyulan derin bağlılık ve sıkıntı anında ondan yardım umududur.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

valih
(Manisa ağzı) çok beğenme
sır
bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
ciğer
Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
velayet
velilik
vâris
mirasçı.
padişah
Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, sultan
didi
dedididi
meta
mal, ticaret malı
zümre
Topluluk, takım, grup, camia
hâk
toprak.
nâr
Ateş
maarif
bilgi ve kültür
esrar
Sırlar.
kerem
Soyluluk.
din
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum; diyanet.
gam
tasa, kaygı, üzüntü
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
hakkında
alakalı olarak, ilgili olarak, üzerine

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)