İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Olmayub Âlemde Sûret Satmada Dellâllar

Hayretî · Hayretî kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
— 4 — — Murabba — Olmayub âlemde sûret satmada dellâllar Kîl ü kali kazıdı defterden ehl-i hâller Vâkıf-ı esrâr-ı aşk-ı Hak olan kattâller Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Na’ller kim kesdiler râh-ı Hudâ’ye dâldir Tâlibi cezbitmeğe her biri bir çengâldir Dağlar rûşen delîl-i meclis-i ikbâldir Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Bezm-i dilde her elif bir şem’-i can efrûzdur Münkirin kalbine lâkin tîr-i âhen dûzdur Gicesi Kadr oldı bunların günü nevrûzdur Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Çün bular râh-ı tarîkatde gelüb hâk oldular Zerre iken mihr-i âlemtâb-ı eflâk oldular Gıll u gışdan saykal-ı tevhîd ile pâk oldular Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Sûretâ gerçi birer kemter gedâlardır bular Âlem-i ma’nâde lâkin pâdişalardır bular Merve hakkı sôfiyâ ehl-i Safâlardır bular Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Cism sûretde heman ma’nâda bunlar cândır Âlem-i ma’nâya her bir sözleri burhândır Kisvet-i fakr içre bunlar da birer sultândır Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar Pâdişehsin Hayreti Hünkâr’a gerçek kulsun Âstân-ı devletinde bende-i makbûlsün Sen de bir dîvânesi ol bunların ma’kulsün Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

Şiir açıklaması

Hayretî’nin bu murabbaı, dörtlükler hâlinde kurulmuş ve her bölümün sonunda “Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar” dizesi yinelenmiştir. Şiir, abdalları Hak yolunda ilerleyen, aşkın sırlarına vâkıf ve manevi bakımdan güçlü kişiler olarak över. “Esrar” sırlar demektir; bu kişilerin bilgisi dış görünüşten değil, iç dünyalarından gelir.

Şiirin temelinde görünüş ile anlam arasındaki karşıtlık vardır. Abdallar dışarıdan “kemter gedâlar”, yani değersiz ve yoksul kişiler gibi görünür; fakat anlam dünyasında padişah sayılırlar. “Fakr” yoksulluk demektir: şiirde yoksulluk, onların manevi değerini azaltmaz. “Kisvet-i fakr içre” dizesi, yoksulluk giysisi içinde bile sultan olduklarını anlatır. Böylece şiir, gerçek gücün makam ve gösterişte değil, gönülde bulunduğunu düşündürür.

Mum, güneş ve toprak imgeleri bu dönüşümü belirginleştirir. Gönül meclisindeki her elif, canı aydınlatan bir mum gibidir; “meclis” burada bir araya gelinen topluluğu düşündürür. Abdalların toprak hâline gelmesi, ardından âlemi aydınlatan güneşe dönüşmesi; tarikat yolunda alçakgönüllülük ve tevhid ile arınmayı anlatır. Tevhid, şiirde kir ve bulanıklıktan temizleyen bir cilaya benzetilir. Kadir gecesi ve Nevruz imgeleri de onların zamanını kutlu ve aydınlık gösterir.

Son dörtlükte Hayretî kendine seslenir; Hünkâr’a gerçek kul olmayı ve abdalların yoluna gönül vermeyi öğütler. Sözlükte “hünkâr”, Osmanlılarda padişahlar için kullanılan bir unvandır; “bende” ise kul demektir. Şiirin ana düşüncesi, gösterişsiz ve yoksul görünen kişilerin içten bağlılık ve manevi arınmayla yüce bir değere ulaşabileceğidir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

hünkâr
Osmanlılarda yalnız padişahlar için kullanılan bir unvan, hükümdar
fakr
yoksulluk, fukaralık
hâk
toprak.
şem
mum
esrar
Sırlar.
meclis
bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantı
günü
haset
içre
İçerisinde
bende
köle, kul
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
candır
Çok iyi, sevilen, iyi kalpli (kişi).
murabba
Divan edebiyatında dörtlük
bunlar
(işaret adılı): bu zamirinin çoğulu

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)