İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Taâlâ Şânuhu Gel Gör ki Bir Nûr-i Hudâ Geldi

Şah Hatayi

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
— 25 — Taâlâ şânuhu gel gör ki bir nûr-i Hudâ geldi Cem’î hatm-i enbiyâ Muhammed Mustâfa geldi Sevindi cân-ı âşıklar açıldı baht-ı sâdıklar Çağırdı rûh-i mü’minler safa geldi safâ geldi Safâ ehli zeminlerde zamanlarda mukaddemde Feleklerden meleklerden hezâran merhâbâ geldi Feriştehler inüp gökten beşâret ehl-i irfâna Havâric’e ecel yetti Yezid’lere belâ geldi Azâzil aslı şeytandır yeter taklidine uyma Öğüt tut Hak yolun gör gel imâm-ı rehnümâ geldi İrişti mürşid-i kâmil kamu ehl-i imân oldu Sevindi gaziler cümle ki Hatm-i enbiyâ geldi Bahâdir gaziler koptu başında tâc-ı devlet var Budur Mehdî zaman devri cihan nûr-ı bakaa geldi İmâm-ı Haydar oğluna dil ü candan rızâ verdik Ki Cafer Mûsi-i Kâzım Ali Mûsâ Rızâ geldi Halîlullah donun giymiş çağırmış adın[1] İsmâîl Ana kurban olun deyu çün Allah’tan nidâ geldi Cihânı sihr ile Fir’avn özüne kani’ etmişti Buları yutmağa Mûsâ asâsı ejdehâ geldi Özü Yâsin dili Tâhâ yanağı Kaf-ı vel-Kur’an Kaşı nun saçı Vel-leylü yüzü şem-i duhâ geldi Güzel şâhım Kamer mâhım muradgâhım gönül hâhım Cemâli mazhr-ı Allahım güzîn-i evliyâ geldi Hatâyî hastesin şâhın cemâli vaslın istersen Revân-ı can satun algıl bu ilme can bahâ geldi

Şiir açıklaması

Şiir, Hz. Muhammed’in gelişini ilahi bir nurun dünyaya ulaşması ve müminlere müjde verilmesi olarak anlatır. “Cem’î hatm-i enbiyâ Muhammed Mustâfa geldi” dizesiyle onu peygamberler zincirinin tamamlayıcısı olarak anar. Şair, bu gelişin âşıkları sevindirdiğini ve onların bahtını, yani yazgısını, aydınlattığını söyler. Feleklerden ve meleklerden gelen “merhaba”lar da bu karşılamayı selam ve esenleme ifadeleriyle büyütür.

Eserde sevinç ve bağlılığın yanında, Hak yoluna yönelme çağrısı da vardır. “Öğüt tut Hak yolun gör gel” sözü, okura doğru yolu aramasını ve öğüde kulak vermesini salık verir. Azâzil’in aslının şeytan olduğu belirtilerek onun taklidine uyulmaması istenir. Şair, havâric için “ecel”, Yezid’ler için “belâ” geldiğini söyler; burada ecel yaşamın sonu, belâ ise büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay ya da kişi anlamındadır. Bu ifadeler şiirin kendi övgü ve karşıtlık dilini yansıtır.

Şiir, Muhammed’in yanı sıra Cafer, Musa-i Kâzım ve Ali Musa Rıza adlarını; Halilullah, İsmail ve Musa gibi peygamber figürlerini de anar. İsmail’in kurban edilmesine ilişkin anlatı ve Musa’nın asâsının ejderhaya dönüşmesi, kutsal anlatılara gönderme yapan imgeler olarak kullanılır. Yasin ve Tâhâ adlarıyla başlayan bölümde yüz ve beden özellikleri Kur’an adlarıyla benzetmeli biçimde anlatılır; “şem” sözcüğü mum anlamıyla ışık imgesini güçlendirir.

Son bölümde Hatâyî, arzuladığı şaha kavuşmayı ister ve bunun için canını vermeye hazır olduğunu dile getirir. Böylece şiirin ana duygusu, övgüyle birleşen derin bağlılık ve kavuşma arzusudur. Nur, ışık, müjde ve karşılama imgeleri, anlatılan gelişi hem manevi bir aydınlanma hem de sevinç kaynağı olarak sunar.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

merhaba
Selam, esenleme.
baht
yazgı.
şahım
içyağı
bela
Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
ecel
yaşamın sonu, ölüm zamanı
şem
mum
başında
bir şeyin sırada önde olanı, önde geleni

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)