Ünlü söz
“Çünkü bilge kişiye buyruk verilmemeli, bilge buyruk vermeli; o bir başkasına boyun eğmemeli, daha az bilge olan ona boyun eğmeli.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
Antik Yunanca aslı
οὐ γὰρ δεῖν ἐπιτάττεσθαι τὸν σοφὸν ἀλλ᾽ ἐπιτάττειν, καὶ οὐ τοῦτον ἑτέρῳ πείθεσθαι, ἀλλὰ τούτῳ τὸν ἧττον σοφόν.
Ne anlatıyor?
Aristoteles burada bilgeliğin doğal bir hiyerarşi kurduğunu, bilge kişinin başkaları tarafından yönetilmek yerine başkalarını yönlendirecek konumda olması gerektiğini savunur. Bu düşünce, onun pratik yaşamla ilişkili etik ve siyaset anlayışıyla da uyumludur; ancak buradaki bağlam daha çok teorik bilginin, yani sophia'nın insan yaşamında taşıdığı üstünlükle ilgilidir. Bilgelik, yalnızca bilgi birikimi değil, aynı zamanda doğru karar verebilme ve başkalarına yol gösterebilme yetisidir.
Sözün geçtiği pasajda Aristoteles, felsefenin değerini ve bilgeliğin toplumdaki yerini tartışır. Ona göre bilge kişi, haz ve pratik yarar peşinde koşan değil, hakikati kavrayan kişidir. Hakikati kavrayan kişinin emir alması değil, emir vermesi doğaldır; çünkü doğru yargıya sahip olan, yönlendirici olmalıdır. Bu, Antik Yunan düşüncesinde yaygın olan "bilginin iktidarı" fikrinin bir yansımasıdır.
Bugünün okuru için bu cümle, uzmanlığın ve derin bilginin toplumsal karar alma süreçlerindeki önemine işaret eder. Bilgi sahibi olanın sözünün dinlenmesi, liyakatin esas alınması gerektiği şeklinde okunabilir. Ancak aynı zamanda bu hiyerarşik bakışın demokratik eşitlik anlayışıyla gerilim taşıdığı da düşünülebilir. Aristoteles burada bilgeliği bir otorite kaynağı olarak sunar; bu, onun dönemindeki toplumsal yapıyla da bağlantılıdır.
Hangi bağlamda söylendi?
Aristoteles'in Metafizik adlı eserinin birinci kitabında, bilgeliğin (sophia) doğası ve filozofun toplumdaki yeri tartışılır. Söz, eserin 982a bölümünde geçer; Aristoteles burada bilge kişinin emir alması değil, emir vermesi gerektiğini söyleyerek felsefi bilginin pratik bilgiden üstün olduğu görüşünü dile getirir.
Kaynak
- Eser: Metaphysics (2001)
- Künye: 982a.15, W. Ross, trans., The Basic Works of Aristotle (2001), p. 691.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Aristotle
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Homeros, öteki bütün ozanlara maharetle yalan söyleme sanatını öğretmiştir.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
“Platon benim için değerlidir, ama hakikat daha değerlidir.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
“Çünkü aynı şeyin aynı şeye, aynı bakımdan aynı anda hem ait olması hem de ait olmaması imkânsızdır (ve mantıksal güçlüklere karşı ekleyeceğimiz başka belirlemeler varsa, onlar da eklenmiş olsun). Bu, bütün ilkelerin en sağlamıdır; çünkü sözü edilen belirlemeyi taşır. Nitekim herhangi birinin, bazılarının Herakleitos'un söylediğini düşündüğü gibi, aynı şeyin hem var olduğuna hem de var olmadığına inanması imkânsızdır.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
“Çünkü birden çok parçası olan ve bütünü bir yığın gibi olmayan her şey için.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
“Öyleyse, bizim bazen olduğumuz gibi, Tanrı her zaman iyi ise, bu şaşılasıdır; daha fazlasıysa, daha da şaşılasıdır. Durum böyledir. Ve onda yaşam da vardır: çünkü aklın etkinliği yaşamdır ve Tanrı bu etkinliğin kendisidir; onun kendisi bakımından etkinliği en iyi ve sonsuz yaşamdır.”
— Aristoteles (MÖ 384 – MÖ 322)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)