Ünlü söz
“Ölüm, günahın cezasıdır.”
— Augustinus (354 – 430)
Latince aslı
Mors est poena peccati.
Ne anlatıyor?
Augustinus bu kısa cümlede, kendi teolojisinin merkezinde yer alan bir bağlantıyı özetler: Ölüm, insan varlığının doğal ve nötr bir sonu değil, günahın sonucudur. Ona göre insan, Tanrı'nın koyduğu düzenden ayrılarak günaha düşmüş ve bu kopuşun bedeli olarak ölümlülük dünyaya girmiştir. Burada kastedilen yalnızca bedenin yaşamının sona ermesi değil, aynı zamanda insanın Tanrı'dan uzaklaşmasıyla yaşadığı içsel kopuş ve yöneliş bozukluğudur.
Bu fikir, Augustinus'un ilk günah anlayışıyla birlikte düşünülmelidir. Âdem'in itaatsizliği, insan doğasını yaralamış; ölüm, bu yaranın hem simgesi hem de görünür kanıtı hâline gelmiştir. Dolayısıyla ölüm, keyfi bir ceza değil, insanın kendi seçimiyle bozduğu ilişkinin mantıksal sonucudur.
Günümüz okuru için söz, ölümün yalnızca biyolojik bir süreç olmadığını, insanın ahlaki ve manevi tercihlerinin de bir sonucu olduğunu düşündürür. Augustinus'un iddiası teolojik bir çerçeveye dayansa da, ölümle yüzleşmenin insana eylemlerinin sorumluluğunu hatırlatan yönünü bugün de felsefi bir mesele olarak okumak mümkündür.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu cümle, Augustinus'un vaazlarından birinde geçer. Kilise halkına seslenirken günah, ölüm ve kurtuluş arasındaki ilişkiyi mümkün olduğunca yoğun biçimde aktarmayı amaçlar. Vaazlarında sık sık kullandığı kısa, öğretici formüllere iyi bir örnektir; aynı düşünceyi başka vaazlarında da benzer ifadelerle tekrarlar.
Kaynak
- Eser: Sermons
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Augustine_of_Hippo
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ama ben, gençliğimin daha başında sefil bir delikanlı olarak, senden iffet ve ölçülülük dilemiş ve 'Bana iffet ve ölçülülük ver, ama hemen değil' demiştim.”
— Augustinus (354 – 430)
“Dışarı çıkma, kendine dön; hakikat insanın içinde yaşar. Ve eğer kendi doğanın değişken olduğunu görürsen, kendini de aş.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsan, yarattıklarının bir parçası olan insan, seni övmek ister; ölümlülüğünü her yanında taşıyan, günahının tanıklığını ve kibirliye direndiğinin tanıklığını her yanında taşıyan insan; yine de seni övmek ister insan, yarattıklarının bir parçası olan insan. Sen onu, seni övmekten zevk alması için uyandırırsın; çünkü bizi kendin için yarattın ve yüreğimiz sende huzur bulana dek huzursuzdur.”
— Augustinus (354 – 430)
“İnsanlara sevgiyle, günahlara nefretle.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrıma alevden bir yürek; insan kardeşime sevgi dolu bir yürek; kendime çelikten bir yürek.”
— Augustinus (354 – 430)
“Seni sevmekte geç kaldım, ey hem bu denli eski hem bu denli yeni güzellik, seni sevmekte geç kaldım! Oysa sen içerideydin, ben dışarıdaydım ve seni orada arıyordum.”
— Augustinus (354 – 430)