Ünlü söz
“Johanna'mı yeniden görmeyi nasip et.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
Almanca aslı
Gib, dass ich meine Johanna wiedersehe.
Ne anlatıyor?
Bismarck'ın son sözleri, kamusal kimliğinin bütün ağırlığının ardında son derece kişisel bir anı ortaya koyar. Söz, ölüm anında bile bir devlet adamının değil, sevdiği kadını kaybetmiş ve onunla yeniden bir araya gelmeyi umut eden bir insanın konuştuğunu gösterir. Buradaki dilek, dindar bir teslimiyeti de içerecek biçimde "nasip et" kalıbıyla kuruludur; dolayısıyla hem bir özlem hem de artık kendi iradesiyle yapabileceği hiçbir şeyin kalmadığının kabulü vardır.
Bismarck'ın sert politik tarzı, iradesi ve güç kullanımıyla anılan imajı düşünülürse, bu söz oldukça sade bir insani zaafla konuşur. Siyasi hayatında sürekli gücü elinde tutmayı amaçlayan bir liderin, son sözlerinde güçten değil kavuşma umudundan bahsetmesi, ölümün eşitleyici niteliğini de hatırlatır.
Bugünün okuruna bu söz, hangi konumda olursa olsun insanın en temel bağlılıklarının özel hayatında saklı olduğunu, kayıpların iktidar, şöhret ya da başarı karşısında bile tamamen doldurulamayacak bir boşluk bıraktığını anlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bismarck'ın 30 Temmuz 1898'deki son sözleri olarak kaydedilmiştir. Eşi Johanna von Puttkamer 1894'te, yani Bismarck'tan dört yıl önce ölmüştü. Sözün geçtiği an, Bismarck'ın ölüm döşeğinde olduğu ve artık son nefesini vermek üzere olduğu dönemdir.
Kaynak
- Eser: Reden im Deutschen Reichstag (chronologisch)
- Künye: Letzte Worte, 30. Juli 1898, seine Frau Johanna starb vier Jahre vor ihm
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Otto_von_Bismarck
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Sevgili profesörüm, böyle bir savaş bize en az 30.000 yiğit askerimizi kaybettirir ve en iyi ihtimalle hiçbir kazanç getirmezdi. Ama savaş alanında ölmekte olan bir askerin kırılan gözünün içine bir kez bile bakan, savaş başlatmadan önce bir kez daha düşünür.”
— Otto von Bismarck (1815 – 1898)
“Ama burada mezarda bulunandan / Daha korkunç bir şey var — / Aklı kaçmış bir insan bedeni, / Zavallı hayat sürerken. Zavallı Matthew! Bir zamanlar parlak deha sahibi, / Talihin kayırdığı bir çocuk — / Şimdi sonsuza dek kilitli, zihinsel gecede, / Yabani, bitkin bir deli.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Öfkeli bir kadının neler yapabileceğini.”
— Virgil (MÖ 70 – MÖ 19)
“Ölümlü zavallılar için ömrün en güzel günleri önce kaçar; ardından hastalıklar, hüzünlü yaşlılık ve zahmet gelir ve amansız ölümün acımasızlığı alıp götürür.”
— Virgil (MÖ 70 – MÖ 19)
“Ah, Diamond! Diamond! Ne büyük bir yaramazlık ettiğini bilmiyorsun!”
— Isaac Newton (1642 – 1727)
“Düşünceli adımlarla tarlalarda dolaşıyorum, / Ve boş odalarda gidip geliyorum; / Ve hissediyorum (ölülerin yoldaşı olarak) / Mezarlarda yaşadığımı.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)