Ünlü söz
“Mutsuz insanlar bencil, kötü, adaletsiz, acımasızdır ve birbirini anlama konusunda aptallardan bile daha az yeteneklidir. Mutsuzluk insanları birleştirmez, ayrıştırır...”
— Anton Çehov (1860 – 1904)
Rusça aslı
Несчастные эгоистичны, злы, несправедливы, жестоки и менее, чем глупцы, способны понимать друг друга. Не соединяет, а разъединяет людей несчастье...
Ne anlatıyor?
Çehov bu sözlerinde mutsuzluğun insanı doğal olarak iyileştiren ya da başkalarına yaklaştıran bir deneyim olduğu fikrine karşı çıkar. Ona göre mutsuzluk, kişiyi kendi acısına kapatarak bencilleştirir; böylece kişi başkasının üzüntüsünü anlamakta zorlanır. Mutsuz insanların birbirini anlama kapasitesinin aptallardan bile düşük olduğunu söylemesi, acının çoğu zaman empati değil içe kapanma ve körlük getirdiğini vurgular.
Sözün ikinci kısmında Çehov, yaygın bir inanışı tersine çevirir: Acı çekenlerin birbirine destek olacağı düşünülür; oysa mutsuzluk insanları ortak bir paydada birleştirmek yerine kendi yalnızlıklarına iter. Bu bakış, onun öykülerinde sık görülen bir temadır: Karakterler acılarını konuşamaz, yanlış anlaşılır ya da sessizliğe gömülür.
Çehov burada mutsuzluğu romantikleştirmez. Aksine onu insan ilişkilerini gevşeten, zayıflatan bir güç olarak tarif eder. Bu nedenle söz, acıyı yücelten söylemlere karşı soğukkanlı bir uyarı gibi okunabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Çehov'un "Enemies" (Düşmanlar) adlı öyküsünden alınmıştır. Öykü, hasta karısını yeni kaybetmiş bir doktorun, oğlu hasta olan bir adamla yaşadığı gergin karşılaşmayı anlatır. Bu satırlar, anlatıcının doktorun içinde bulunduğu mutsuzluğun insanları nasıl yabancılaştırdığına dair gözlemini yansıtır.
Kaynak
- Eser: Enemies
- Künye: Enemies
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Anton_Chekhov
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Sevgi, dostluk, saygı insanları bir şeye karşı duyulan ortak nefret kadar birleştirmez.”
— Anton Çehov (1860 – 1904)
“Arılar yok olduğunda insanın yalnızca dört yıl ömrü kalır; arılar olmazsa bitkiler olmaz, hayvanlar olmaz, insanlar olmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Ama burada mezarda bulunandan / Daha korkunç bir şey var — / Aklı kaçmış bir insan bedeni, / Zavallı hayat sürerken. Zavallı Matthew! Bir zamanlar parlak deha sahibi, / Talihin kayırdığı bir çocuk — / Şimdi sonsuza dek kilitli, zihinsel gecede, / Yabani, bitkin bir deli.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Bu "büyük zamanı" yaşarken, kendine irade özgürlüğü atfeden bu çılgın, yozlaşmış türe ait olduğunu kavramak güç. Keşke bir yerlerde iyilikseverlerin ve aklı başında olanların bir adası olsaydı! Orada ben de ateşli bir yurtsever olurdum.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“O soylu adamı kelimelerle söyleyebileceğimden daha çok seviyorum. Yine de korkuyorum ki parlak hâlesiyle yalnız kalsın diye.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Düşünceli adımlarla tarlalarda dolaşıyorum, / Ve boş odalarda gidip geliyorum; / Ve hissediyorum (ölülerin yoldaşı olarak) / Mezarlarda yaşadığımı.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)