Ünlü söz
“Köle yaptığımız hayvanları eşitimiz olarak görmek istemeyiz. — Köle sahipleri de siyah insanı başka türden biri yapmak istemiyor mu? — sevgi, taklit, ölüm korkusu, acı, ölüleri için yas tutma yetilerine sahip hayvanlar. — saygı.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
İngilizce aslı
Animals whom we have made our slaves we do not like to consider our equals. — Do not slave holders wish to make the black man other kind? — animals with affections, imitation, fear of death, pain, sorrow for the dead. — respect.
Ne anlatıyor?
Darwin bu kısa notta hayvanlara yönelik insan merkezli küçümsemeyi, köle sahiplerinin siyah insanlara karşı takındığı ayrımcı tutuma benzetir. Her iki durumda da egemen taraf, karşısındakini 'başka türden' sayarak ahlaki yükümlülükten kaçmaya çalışır. Darwin için bu bir benzetmeden öte, aynı zihinsel mekanizmanın iki tezahürüdür: üstünlük iddiası, eşitlik tanımayı reddetmeyle pekiştirilir.
Hayvanların sevgi, taklit, ölüm korkusu, acı ve yas gibi duygusal ve bilişsel yetilere sahip olduğunu belirtmesi, dönemin yaygın kabulüne aykırıydı. Darwin, insan ile diğer hayvanlar arasındaki farkın türsel değil derecesel olduğunu savunuyordu. 'Saygı' kelimesiyle bitirmesi, hem hayvanlara hem de köleleştirilen insanlara yönelik ahlaki bir talep olarak okunabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Other letters, notebooks, journal articles, recollected statements
- Künye: "Notebook B" (1837-1838) page 231 quoted in cite book
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Darwin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Aylar boyunca çalışma odamda toprak dolu saksılarda solucanlar beslemeye yönlendirildiğimde, onlara ilgi duymaya başladım ve ne ölçüde bilinçli davrandıklarını, ne kadar zihinsel güç sergilediklerini öğrenmek istedim.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Şöyle bir gözlemde bulunuyor: "Zayıflıkları ve küçüklükleri göz önüne alındığında, başardıkları söylenen iş muazzamdır." Burada, sürekli yinelenen bir nedenin sonuçlarını topluca hesaplayamama durumunun bir örneğini görüyoruz; bu durum, eskiden jeoloji alanında olduğu gibi, daha yakın zamanda evrim ilkesi alanında da bilimin ilerlemesini çoğu kez geciktirmiştir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Ama bir sonraki bölümde göreceğimiz gibi, bu işte bir dereceye kadar zekâ sergileniyor gibi görünüyor; bu sonuç beni solucanlarla ilgili her şeyden daha çok şaşırtmıştır.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Bu beni şu gözlemi yapmaya götürüyor: Eleştirmenlerim neredeyse her zaman bana karşı dürüst davranmışlardır; bilimsel bilgisi olmayanları ise dikkate değer bulmayarak geçiyorum.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Hayvanlar üzerinde yapılan fizyolojik deney, gerçek araştırma için meşrudur; ancak salt iğrenç ve tiksindirici merak için değil.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Solucanların yuvalarını kazarken yuttuklarından bağımsız olarak birçok küçük taşı da yuttukları kesin olduğuna göre, bu taşların –tıpkı değirmen taşları gibi– besinlerini öğütmeye yaradığı düşünülebilir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)