Ünlü söz
“Sık sık, canlı bir organizmanın ilk kez ortaya çıkması için gerekli bütün koşulların, geçmişte var olmuş olabilecek koşulların hepsinin, bugün de mevcut olduğu söylenir. Ama eğer (ve ah! ne büyük bir eğer!) her türlü amonyak ve fosforik tuzların, ışığın, ısının, elektriğin vb. bulunduğu küçük, ılık bir gölette, daha karmaşık değişimlere uğramaya hazır bir protein bileşiğinin kimyasal olarak oluştuğunu düşünebilseydik, bugün böyle bir madde anında yutulur ya da emilirdi; oysa canlı yaratıklar oluşmadan önce durum böyle olmazdı.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
İngilizce aslı
It is often said that all the conditions for the first production of a living organism are now present, which could ever have been present. But if (and oh! what a big if!) we could conceive in some warm little pond, with all sorts of ammonia and phosphoric salts, light, heat, electricity, &c., present, that a proteine compound was chemically formed ready to undergo stillmore complex changes, at the present day such matter would be instantly devoured or absorbed, which would not have been the case before living creatures were formed.
Ne anlatıyor?
Bu söz, Darwin'in yaşamın kökeni hakkındaki en ünlü düşünce deneylerinden biridir. 'Küçük, ılık gölet' imgesi, yaşamın kimyasal evrim yoluyla başlamış olabileceği fikrini somutlaştırır. Darwin, basit kimyasal maddelerin uygun koşullarda bir araya gelerek protein gibi karmaşık yapılar oluşturabileceğini öne sürer. Ancak 'ne büyük bir eğer' ifadesi, bunun kanıtlanmamış bir varsayım olduğunu da dürüstçe kabul ettiğini gösterir.
Darwin'in asıl vurgusu, erken Dünya ile bugünkü Dünya arasındaki farktır. Ona göre, yaşamın kimyasal öncülleri bugün oluşsa bile, mevcut canlılar tarafından hemen tüketileceği için birikemez ve evrimleşemezdi. Oysa yaşamın başlangıcında böyle bir rekabet yoktu. Bu düşünce, yaşamın kökenini doğal süreçlerle açıklama çabasının erken bir örneğidir.
Bugün 'prebiyotik çorba' olarak bilinen hipotezin temelini oluşturan bu görüş, yaşamın nasıl başladığı sorusunun bilimsel olarak araştırılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Darwin'in ihtiyatlı dili, bilimsel spekülasyonda sağlam bir örnek olmayı sürdürür.
Hangi bağlamda söylendi?
Darwin, bu düşüncelerini 1871 yılında botanikçi arkadaşı Joseph Hooker'a yazdığı bir mektupta dile getirmiştir. Bu dönem, Türlerin Kökeni'nin yayımlanmasından sonra evrim düşüncesinin giderek kabul gördüğü, ancak yaşamın kökeni konusunun hâlâ büyük ölçüde spekülatif olduğu bir zamandır.
Kaynak
- Eser: The Life and Letters of Charles Darwin (1887)
- Künye: volume III, chapter I: "The Spread of Evolution", page 18; letter to Joseph Hooker (1871)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Darwin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Konu önemsiz görünebilir; ancak onun ilginç yanları olduğunu göreceğiz. 'De minimis lex non curat' (hukuk küçük meselelerle uğraşmaz) özdeyişi bilim için geçerli değildir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Solucanların yuvalarını kazarken yuttuklarından bağımsız olarak birçok küçük taşı da yuttukları kesin olduğuna göre, bu taşların –tıpkı değirmen taşları gibi– besinlerini öğütmeye yaradığı düşünülebilir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Aylar boyunca çalışma odamda toprak dolu saksılarda solucanlar beslemeye yönlendirildiğimde, onlara ilgi duymaya başladım ve ne ölçüde bilinçli davrandıklarını, ne kadar zihinsel güç sergilediklerini öğrenmek istedim.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Şöyle bir gözlemde bulunuyor: "Zayıflıkları ve küçüklükleri göz önüne alındığında, başardıkları söylenen iş muazzamdır." Burada, sürekli yinelenen bir nedenin sonuçlarını topluca hesaplayamama durumunun bir örneğini görüyoruz; bu durum, eskiden jeoloji alanında olduğu gibi, daha yakın zamanda evrim ilkesi alanında da bilimin ilerlemesini çoğu kez geciktirmiştir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Ama bir sonraki bölümde göreceğimiz gibi, bu işte bir dereceye kadar zekâ sergileniyor gibi görünüyor; bu sonuç beni solucanlarla ilgili her şeyden daha çok şaşırtmıştır.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Böcekler bile öfkelerini, dehşetlerini, kıskançlıklarını ve sevgilerini cırlayarak ifade ederler.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)