Ünlü söz
“Yurt sevgisi, ev sevgisinden doğar.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
İngilizce aslı
In love of home, the love of country has its rise.
Ne anlatıyor?
Dickens bu sözüyle vatanseverliğin kökenini en yakın ve en somut sevgide, kişinin kendi evine ve yuvasına duyduğu bağlılıkta arar. Ona göre soyut bir 'ülke' fikrine duyulan sadakat, önce küçük ölçekte, insanın gündelik hayatını geçirdiği, ailesiyle birlikte yaşadığı, kendini güvende hissettiği evde filizlenir. Ev, insanın ilk aidiyet duygusunu kazandığı yerdir; bu aidiyet genişledikçe mahalleye, kente ve nihayet ülkeye uzanır.
Söz, Dickens'ın sıkça işlediği 'yuva' temasıyla da uyumludur. Romanlarında mutsuz çocukların, kötü koşullarda yaşayan insanların hikâyelerini anlatırken evin ve aile sıcaklığının insan karakterini nasıl biçimlendirdiğini vurgular. Bu bakış açısıyla yurt sevgisi, resmî bir söylem ya da zorunlu bir gösteri değil, doğal ve duygusal bir büyümenin sonucudur.
Bugün de söz, insanın en yakın çevresine sahip çıkmadan daha geniş toplumsal ya da ulusal değerlere içtenlikle bağlanamayacağını hatırlatır. Gerçek aidiyet, uzak ideallerden çok, ayak bastığımız yerde başlar.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Charles Dickens'ın 1840-1841 yıllarında haftalık olarak yayımladığı ve 1841'de kitap hâline getirilen The Old Curiosity Shop adlı romanının 38. bölümünde bir anlatı cümlesi olarak geçer. Roman, küçük Nell ve büyükbabasının Londra'dan uzaklaşarak İngiltere taşrasında yaşadıkları yolculuğu anlatır; ev, yurt ve aidiyet gibi temalar bu yolculuk boyunca sıkça işlenir.
Kaynak
- Eser: The Old Curiosity Shop (1841)
- Künye: Ch. 38
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Dickens
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bay Augustus Minns bekârdı; kendi deyişiyle kırk yaşlarındaydı, arkadaşlarının deyişiyle kırk sekiz yaşlarındaydı. Her zaman son derece temiz, titiz ve derli topluydu; belki biraz kendini beğenmişti ve dünyadaki en içine kapanık adamdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Yaratılmış nesneler arasında en derin ve en katıksız dehşetle baktığı iki sınıf vardı: köpekler ve çocuklar. Sevgisiz biri değildi, ama her an bir köpeğin idamını ya da bir bebeğin öldürülmesini en canlı memnuniyetle seyredebilirdi. Onların alışkanlıkları, düzen sevgisiyle çelişiyordu; düzen sevgisi ise yaşam sevgisi kadar güçlüydü.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Bu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kadar yoğunlaşmış sıkıcı insan topluluğunun bütün yeryüzünde var olduğuna inanmadığımı söylerken tamamen ciddiyim. Buraya gelmeden hiç kimse bu kelimenin gerçek anlamı hakkında yeterli bir fikir edinemez.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Kötü insanlar olmasaydı, iyi avukatlar da olmazdı.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“O, cinsiyetinin süsüdür.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)
“Birkaç bin insanın, avucunun içinde, hep birlikte kaskatı ve donmuş hâlde durması güzel bir şeydi.”
— Charles Dickens (1812 – 1870)