Ünlü söz
“Bana öyle geliyor ki Nikias, hiçbir şey söylemediğini dürüstçe kabul etmek istemiyor; aksine kendi çıkmazını gizlemek için bir aşağı bir yukarı dönüp duruyor. Oysa az önce sen ve ben, kendi kendimizle çelişir görünmek istemeseydik, biz de böyle dönüp dolaşabilirdik. Şayet sözlerimiz bir mahkemede geçseydi, bunları yapmanın bir anlamı olurdu; ama böyle bir sohbette insan neden boş laflarla kendini süslesin?”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
Antik Yunanca aslı
Original Greek, from Laches 196b: ἐμοὶ μὲν οὖν φαίνεται Νικίας οὐκ ἐθέλειν γενναίως ὁμολογεῖν ὅτι οὐδὲν λέγει, ἀλλὰ στρέφεται ἄνω καὶ κάτω ἐπικρυπτόμενος τὴν αὑτοῦ ἀπορίαν: καίτοι κἂν ἡμεῖς οἷοί τε ἦμεν ἄρτι ἐγώ τε καὶ σὺ τοιαῦτα στρέφεσθαι, εἰ ἐβουλόμεθα μὴ δοκεῖν ἐναντία ἡμῖν αὐτοῖς λέγειν. εἰ μὲν οὖν ἐν δικαστηρίῳ ἡμῖν οἱ λόγοι ἦσαν, εἶχεν ἄν τινα λόγον ταῦτα ποιεῖν: νῦν δὲ τί ἄν τις ἐν συνουσίᾳ τοιᾷδε μάτην κενοῖς λόγοις αὐτὸς αὑτὸν κοσμοῖ;
Ne anlatıyor?
Bu pasaj Platon'un Laches diyaloğunda, Sokrates'in muhataplarından Laches'in ağzından aktarılır. Laches, Nikias'ın cesaret üzerine yürütülen tartışmada net bir sonuca ulaşamadığını, buna rağmen kabul etmek yerine lafı dolandırdığını söyler. Sözün özü, gerçek bir felsefi sohbetin amacının hakikati birlikte aramak olduğu, bu yüzden kişinin kendi bilgisizliğini kabul etmesinin dürüstlük gereği olduğudur.
Mahkeme imgesi burada oyunun kuralını değiştirir: Davada amaç hakikati aramak değil, kazanmaktır; bu yüzden söz cambazlığı işe yarar. Oysa dostane bir felsefe sohbetinde asıl mesele, yanılmak pahasına da olsa düşünceyi ilerletmektir. Laches'in tepkisi, Sokratesçi yöntemin ruhunu özetler: Bilmediğini kabul etmek, hakikate giden yolun ilk adımıdır.
Söz aynı zamanda Platon'un diyaloglarındaki temel gerilimi gösterir: Kimi konuşmacılar itibarını korumaya çalışırken, Sokrates ve onun gerçek dostları düşünceyi açık yüreklilikle sınamayı tercih eder. Bu tutum, felsefi diyaloğu bir üstünlük yarışından ayırır.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Platon'un erken dönem diyaloglarından Laches'in 196b bölümünde geçer. Diyalogda Sokrates, iki generale cesaretin tanımını sorar; Nikias ile Laches farklı görüşler öne sürer ve tartışma ilerledikçe ikisi de kendi tanımlarının yetersizliğiyle yüzleşir. Laches, Nikias'ın bu durumu kabul etmekte zorlandığını bu sözlerle dile getirir.
Kaynak
- Eser: Laches
- Künye: Also quoted in spurious variant forms such as: Wise men talk because they have something to say; fools, because they would like to say something. (see below in section Disputed)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Plato
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Çünkü hepimizin söyledikleri, bir bakıma taklit ve benzetme olmak zorundadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Çünkü Timaios, tanrılar hakkında insanlara konuşurken yeterli görünmek, ölümlüler hakkında bize konuşmaktan daha kolaydır. Zira dinleyicilerin bu konulardaki deneyimsizliği ve tam bilgisizliği, böyle bir konuda söz söyleyecek olana büyük bir serbestlik sağlar; tanrılar hakkında ise bildiğimiz kadarıyla durumumuz ortadadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Bu evrenin yaratıcısını ve babasını bulmak büyük bir iştir; bulduktan sonra onu herkese anlatmak ise imkânsızdır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“O zamanın insanları, siz gençler gibi bilge olmadıklarından, safça meşe ve kayaların bile ancak doğruyu söyledikleri sürece konuşmalarını dinlemekle yetinirlerdi; oysa senin için belki kimin konuştuğu ve nereden geldiği fark eder.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Eğer bilgelik dolu olandan boş olana doğru akan bir şey olsaydı, bu iyi olurdu.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Adlar ve tanımlar, görüşler ve duyumlar birbirleriyle zorlukla sürtüldükçe; her biri, iyi niyetli çürütmelerde sınanarak ve çekememezlikten uzak soru-cevaplarla ele alınarak, insanın gücü ölçüsünde en yüksek noktaya gerilen bir anlayış ve akıl parladı.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)