Ünlü söz
“Eğer bilgelik dolu olandan boş olana doğru akan bir şey olsaydı, bu iyi olurdu.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
Antik Yunanca aslı
εὖ ἂν ἔχοι ... εἰ τοιοῦτον εἴη ἡ σοφία ὥστ᾽ ἐκ τοῦ πληρεστέρου εἰς τὸ κενώτερον ῥεῖν ἡμῶν...
Ne anlatıyor?
Sokrates, "Şölen" diyaloğunda bilgeliğin bir kaptan diğerine boşalan sıvı gibi aktarılamayacağını, sevgi ve felsefi arayışın daha karmaşık bir etkileşim olduğunu ima eder. Bu benzetmeyle, bilgeliğin basit bir aktarım nesnesi değil, kişinin kendi çabası ve diyalog yoluyla edindiği bir kavrayış olduğu vurgulanır. Agathon'un yanına oturan Sokrates, onun bilgeliğinin kendisine temas yoluyla geçmesini dileyerek esprili bir dille bu noktayı ortaya koyar.
Bu ifade aynı zamanda Platon'un bilgi kuramının bir yansımasıdır: Bilgi, öğretmenin zihninden öğrencinin zihnine doğrudan "dolup boşalan" bir şey değildir; öğrenme aktif bir hatırlama (anamnesis) ve diyalektik sorgulama sürecidir. Sokrates'in ironisi, Agathon'u över gibi görünürken aslında böyle bir bilgelik akışının imkânsızlığını ve dolayısıyla genç şairin bilgeliğinin de sorgulanabilir olduğunu gösterir.
Günümüzde bu söz, eğitimin yalnızca bilgi aktarımı olmadığını; anlamanın, karşılıklı etkileşim ve kişisel çabayla gelişen bir süreç olduğunu hatırlatır. Uzmanlık ya da bilginin bir otoriteden diğerine mekanik biçimde geçeceği varsayımı, bu ironik sözle nazikçe eleştirilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Platon'un "Şölen" (Symposium) diyaloğunda geçer. Agathon'un tragedyadaki zaferini kutlamak üzere verdiği ziyafette Sokrates, geç gelen konuk olarak Agathon'un yanına oturur. Agathon kendisinin yanına gelmesini ister, böylece bilgeliğinin temas yoluyla Sokrates'e akacağını söyler. Sokrates de bu sözle, böyle bir akışın mümkün olsaydı ne kadar iyi olacağını belirterek bu düşünceye ironik biçimde karşılık verir. Diyalog daha sonra aşk (Eros) üzerine bir dizi konuşmaya dönüşür.
Kaynak
- Eser: The Symposium
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Plato
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Çünkü hepimizin söyledikleri, bir bakıma taklit ve benzetme olmak zorundadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Çünkü Timaios, tanrılar hakkında insanlara konuşurken yeterli görünmek, ölümlüler hakkında bize konuşmaktan daha kolaydır. Zira dinleyicilerin bu konulardaki deneyimsizliği ve tam bilgisizliği, böyle bir konuda söz söyleyecek olana büyük bir serbestlik sağlar; tanrılar hakkında ise bildiğimiz kadarıyla durumumuz ortadadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Bu evrenin yaratıcısını ve babasını bulmak büyük bir iştir; bulduktan sonra onu herkese anlatmak ise imkânsızdır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Bana öyle geliyor ki Nikias, hiçbir şey söylemediğini dürüstçe kabul etmek istemiyor; aksine kendi çıkmazını gizlemek için bir aşağı bir yukarı dönüp duruyor. Oysa az önce sen ve ben, kendi kendimizle çelişir görünmek istemeseydik, biz de böyle dönüp dolaşabilirdik. Şayet sözlerimiz bir mahkemede geçseydi, bunları yapmanın bir anlamı olurdu; ama böyle bir sohbette insan neden boş laflarla kendini süslesin?”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“O zamanın insanları, siz gençler gibi bilge olmadıklarından, safça meşe ve kayaların bile ancak doğruyu söyledikleri sürece konuşmalarını dinlemekle yetinirlerdi; oysa senin için belki kimin konuştuğu ve nereden geldiği fark eder.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Adlar ve tanımlar, görüşler ve duyumlar birbirleriyle zorlukla sürtüldükçe; her biri, iyi niyetli çürütmelerde sınanarak ve çekememezlikten uzak soru-cevaplarla ele alınarak, insanın gücü ölçüsünde en yüksek noktaya gerilen bir anlayış ve akıl parladı.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)