Ünlü söz
“O zamanın insanları, siz gençler gibi bilge olmadıklarından, safça meşe ve kayaların bile ancak doğruyu söyledikleri sürece konuşmalarını dinlemekle yetinirlerdi; oysa senin için belki kimin konuştuğu ve nereden geldiği fark eder.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
Antik Yunanca aslı
τοῖς μὲν οὖν τότε, ἅτε οὐκ οὖσι σοφοῖς ὥσπερ ὑμεῖς οἱ νέοι, ἀπέχρη δρυὸς καὶ πέτρας ἀκούειν ὑπ᾽ εὐηθείας, εἰ μόνον ἀληθῆ λέγοιεν: σοὶ δ᾽ ἴσως διαφέρει τίς ὁ λέγων καὶ ποδαπός.
Ne anlatıyor?
Bu sözde Sokrates, genç Phaedrus'a hitap ederek eski kuşakların alçakgönüllü öğrenme tutumunu, gençlerin hitabet ve üsluba duyduğu ilgiyle karşılaştırır. "Meşe ve kayalar" ifadesi, eski insanların doğadaki kâhinlik geleneklerine, özellikle Dodona'daki kutsal meşe ağacının kehanetlerine gönderme yapar. Sokrates'e göre o insanlar, sözün kaynağı ne kadar mütevazı olursa olsun yalnızca doğrulukla ilgileniyorlardı; bugünün gençleri ise içeriğin hakikatinden çok, söyleyenin kimliğine ve üslubunun zarafetine değer veriyor olabilir.
Sözün felsefi derinliği, hakikatin kaynağı ile değeri arasındaki ilişkiyi sorgulamasındadır. Sokrates'in ironik biçimde Phaedrus'u övmesi, aslında gençlerin yanlış bir önceliğe sahip olduğunu ima eder: Doğru bir sözün değeri, onu söyleyenin statüsünden, milliyetinden ya da güzel konuşmasından bağımsız olmalıdır. Bu tema Platon'un diyaloglarında sıkça işlenen "hatip ile filozof" karşıtlığını da yansıtır.
Bugün de bu söz, bilginin kaynağına değil içeriğine odaklanmanın önemini hatırlatır. Sosyal medyada ya da kamusal tartışmalarda bir fikrin kimden geldiğine bakıp içeriğini göz ardı etme eğilimi, Sokrates'in gençlere yönelttiği bu eleştirinin çağdaş bir yankısıdır.
Hangi bağlamda söylendi?
Platon'un "Phaedrus" diyaloğunun 275b-c bölümünde Sokrates'in Phaedrus'a söylediği bir sözdür. Diyalog, Atina dışında İlissos nehri kıyısında geçer ve hitabet, aşk ve yazı üzerine derinleşen bir sohbettir. Sokrates burada Phaedrus'un, Lysias'ın söylevini kimin yazdığına dair tereddütlerini ima ederek, eski insanların sözün kaynağına değil doğruluğuna önem verdiğini belirtir. Bu, diyaloğun yazılı metnin değerini sorguladığı ünlü bölümün hemen öncesine denk gelir.
Kaynak
- Eser: Phaedrus (2011)
- Künye: 275b-c, as translated by Joe Sachs in introduction to Aristotle's Physics: A Guided Study (2011), p. 1
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Plato
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Çünkü hepimizin söyledikleri, bir bakıma taklit ve benzetme olmak zorundadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Çünkü Timaios, tanrılar hakkında insanlara konuşurken yeterli görünmek, ölümlüler hakkında bize konuşmaktan daha kolaydır. Zira dinleyicilerin bu konulardaki deneyimsizliği ve tam bilgisizliği, böyle bir konuda söz söyleyecek olana büyük bir serbestlik sağlar; tanrılar hakkında ise bildiğimiz kadarıyla durumumuz ortadadır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Bu evrenin yaratıcısını ve babasını bulmak büyük bir iştir; bulduktan sonra onu herkese anlatmak ise imkânsızdır.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Bana öyle geliyor ki Nikias, hiçbir şey söylemediğini dürüstçe kabul etmek istemiyor; aksine kendi çıkmazını gizlemek için bir aşağı bir yukarı dönüp duruyor. Oysa az önce sen ve ben, kendi kendimizle çelişir görünmek istemeseydik, biz de böyle dönüp dolaşabilirdik. Şayet sözlerimiz bir mahkemede geçseydi, bunları yapmanın bir anlamı olurdu; ama böyle bir sohbette insan neden boş laflarla kendini süslesin?”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Eğer bilgelik dolu olandan boş olana doğru akan bir şey olsaydı, bu iyi olurdu.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)
“Adlar ve tanımlar, görüşler ve duyumlar birbirleriyle zorlukla sürtüldükçe; her biri, iyi niyetli çürütmelerde sınanarak ve çekememezlikten uzak soru-cevaplarla ele alınarak, insanın gücü ölçüsünde en yüksek noktaya gerilen bir anlayış ve akıl parladı.”
— Platon (MÖ 428 – MÖ 348)