Ünlü söz
“Şimdi, delilik sandığınız şeyin yalnızca duyuların aşırı keskinleşmesi olduğunu söylemedim mi size? — işte, diyorum ki, kulaklarıma pamuğa sarılı bir saatin çıkardığına benzer alçak, boğuk, hızlı bir ses geldi. O sesi de tanıyordum. İhtiyarın kalbinin atışıydı bu. Davulun vuruşu askeri cesarete nasıl teşvik ederse, bu ses de öfkemi öyle artırdı.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
And now have I not told you that what you mistake for madness is but over-acuteness of the senses? -- now, I say, there came to my ears a low, dull, quick sound, such as a watch makes when enveloped in cotton. I knew that sound too. It was the beating of the old man's heart. It increased my fury, as the beating of a drum stimulates the soldier into courage.
Ne anlatıyor?
Bu bölümde anlatıcı, duyularının aşırı keskinleştiğini öne sürerek delilik iddialarını çürütmeye çalışır. Duyduğu sesi tarif ederken 'pamuğa sarılı bir saat' imgesi, kalp atışını hem boğuk hem de ısrarcı bir ritim olarak somutlaştırır. Anlatıcının bu sesi tanıması, öykünün ilerleyen bölümlerinde işlenecek suçun ardından da aynı sesi duymaya devam edeceğinin ipucudur.
Sesin öfkeyi artırması ile davulun askeri cesaretlendirmesi arasında kurulan benzetme, anlatıcının korku ile saldırganlığı nasıl birbirine karıştırdığını gösterir. Kalp atışı, yaşamın en temel işareti olarak anlatıcının suçluluk duygusunun da simgesine dönüşür. Poe, dış dünyada var olmayan ama anlatıcının zihninde büyüyen bu sesi kullanarak okuru onun öznel gerçekliğinin içine çeker. Delilik ile aşırı duyarlılık arasındaki sınır böylece belirsizleşir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: The Tell-Tale Heart (1843)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ve dünyevi iniltiler arasında değilken, o şehir aşağı, aşağı çöktüğünde, bin tahttan yükselen cehennem ona saygı duruşunda bulunacak.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Tanrı aşkına Montresor!”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“En mutlu gün — en mutlu saat / Yanmış ve kavrulmuş kalbimin bildiği, / Gururun ve gücün en yüksek umudu, / Uçup gitti, hissediyorum.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Günlerimin bir düş olduğunu düşünen siz, haksız değilsiniz; Yine de umut kaçıp gittiyse Bir gecede ya da bir günde, Bir görüntüde ya da hiçbirinde, Bu yüzden daha mı az yitiktir? Gördüğümüz ya da göründüğümüz her şey Yalnızca bir düş içinde bir düştür.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Sen benim için her şeydin, aşkım, Ruhumun özlediği şey için, Denizde yeşil bir ada, aşkım, Bir çeşme ve bir mabet, Hepsi peri meyveleri ve çiçekleriyle sarılı, Ve bütün çiçekler benimdi.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Gelin! Defin töreni okunsun, cenaze şarkısı söylensin! Bu kadar genç ölen en kraliçe ölü için bir ilahi, Bu kadar genç öldüğü için iki kez ölmüş olan için bir ağıt.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)