Ünlü söz
“Afrika kıyılarından gelen, bu bakımdan, aşağılık efendisinin ruhunun çoğu zaman kavramakta güçlük çektiği bir yüce gönüllülük derecesine sahip olmayan tek bir zenci yoktur. Talih, insanlık üzerindeki egemenliğini hiçbir zaman, bu kahraman milletleri Avrupa'nın zindanlarının tortusuna, geldikleri ülkelerin de gittikleri ülkelerin de erdemlerine sahip olmayan ve havailikleri, gaddarlıkları ve alçaklıkları onları haklı olarak mağlupların hor görmesine maruz bırakan zavallılara boyun eğdirdiği zamankinden daha acımasızca göstermemiştir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
There is not a negro from the coast of Africa who does not, in this respect, possess a degree of magnanimity which the soul of his sordid master is too often scarce capable of conceiving. Fortune never exerted more cruelly her empire over mankind, than when she subjected those nations of heroes to the refuse of the jails of Europe, to wretches who possess the virtues neither of the countries which they come from, nor of those which they go to, and whose levity, brutality, and baseness, so justly expose them to the contempt of the vanquished.
Ne anlatıyor?
Bu pasajda Adam Smith, köleleştirilen Afrikalıların onurunu ve metanetini, onları köleleştiren Avrupalıların ahlaki yozlaşmasıyla karşılaştırır. Smith, Afrikalıların taşıdığı yüce gönüllülüğü vurgular; buna karşılık köleleştirenleri, Avrupa toplumlarının en aşağı kesimlerinden gelmiş, her iki dünyanın da erdemlerini yitirmiş kişiler olarak tasvir eder. Güçlü bir ironiyle, fethedenlerin aslında ahlaken alt düzeyde olduğunu, mağlupların ise ruhsal üstünlüğe sahip bulunduğunu söyler.
Smith'in kullandığı "kahraman milletler" ifadesi, Afrika toplumlarına duyduğu saygının göstergesidir. Burada kölelik kurumunu yalnızca ekonomik bir ilişki olarak değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çarpıklık olarak değerlendirir. Köle edenlerin "havailik, gaddarlık ve alçaklık"la nitelenmesi, onları köleleştirilenlerin gözünde bile hor görülür kılan bir çöküşü ifade eder.
Bu pasaj, Smith'in aydınlanma düşüncesi içindeki konumunu da aydınlatır. On sekizinci yüzyılda kölelik üzerine yazan pek çok düşünür, bu kurumu daha çok ekonomik verimlilik açısından tartışırken, Smith burada açık bir ahlaki yargıda bulunur: Kölelik, kurbanlarını değil, uygulayanları insanlıktan çıkarır. Bu, onun sempati kuramının da bir uzantısıdır; çünkü başkalarının acısını duyumsama yetisi, ahlaki yargının temelidir ve kölelik bu yetiyi yok eden bir düzendir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in "The Theory of Moral Sentiments" adlı eserinin V. Kısım, II. Bölümünden alınmıştır. Smith, kitabın bu bölümünde gelenek ve modanın ahlak duyguları üzerindeki etkisini tartışırken, kölelik kurumuna dair değerlendirmelerde bulunur. On sekizinci yüzyıl ortalarında köle ticareti Atlantik ekonomisinin önemli bir parçasıyken, Smith bu kurumu ahlaki açıdan mahkûm eden ifadeler kullanmıştır.
Kaynak
- Eser: Part V
- Künye: Chap. II.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendine gerektiği kadar, ama gerektiğinden fazla değer vermeyen kişi, başkalarından hakkı olduğunu düşündüğü saygıyı görmekte nadiren başarısız olur. Hakkı olandan fazlasını istemez ve onunla tam bir tatmin içinde yetinir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Yasama organı efendilerle işçileri arasındaki farklılıkları düzenlemeye kalkıştığında, danışmanları her zaman efendilerdir. Dolayısıyla düzenleme işçilerin lehine olduğunda, her zaman adil ve hakkaniyetlidir; ama efendilerin lehine olduğunda bazen aksi olabilir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Zavallı David Hume çok hızlı ölüyor, ama büyük bir neşe ve iyi mizahla ve şeylerin zorunlu akışına, herhangi bir sızlanan Hıristiyanın Tanrı'nın iradesine sahte bir teslimiyetle öldüğünden daha gerçek bir teslimiyetle.”
— Adam Smith (1723 – 1790)