Ünlü söz
“Dolayısıyla, işçilerin malzemelere eklediği değer bu durumda iki kısma ayrılır: birincisi onların ücretlerini, diğeri ise işverenin, avans olarak verdiği bütün malzeme ve ücret stoğu üzerinden elde ettiği kârı öder.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
The value which the workmen add to the materials, therefore, resolves itself in this case into two parts, of which the one pays their wages, the other the profits of the employer upon the whole stock of materials and wages which he advanced.
Ne anlatıyor?
Smith burada üretim sürecinde yaratılan yeni değerin nasıl bölüşüldüğünü açıklar. Bir işçi hammaddeye emeğiyle yeni bir değer kattığında, ortaya çıkan bu değer iki ana parçaya ayrılır: işçinin emeğinin karşılığı olan ücret ve işverenin yatırdığı sermayenin karşılığı olan kâr. Bu, Smith'in gelir dağılımı teorisinin özüdür.
Bu ayrım, ekonominin temel sorusunu görünür kılar: Üretim artığı, yani işçinin geçimini aşan değer, kimin hakkıdır? Smith kârı işverenin hakkı olarak görür; çünkü işveren risk almış, sermaye sağlamış ve işi organize etmiştir. Ancak bu kârın 'emek ürünü'nden kaynaklandığını kabul etmesi, daha sonra emek sömürüsü tartışmalarının da zeminini hazırlamıştır.
Bugünün okuru için söz, çalışma hayatındaki gelir bölüşümünün doğal değil, ekonomik ve toplumsal bir yapı olduğunu gösterir. İşçi ve işveren arasındaki bu temel bölüşüm ilişkisi, ücret pazarlıklarından ekonomik eşitsizlik tartışmalarına kadar pek çok güncel meselenin çekirdeğidir.
Hangi bağlamda söylendi?
Adam Smith'in 'Ulusların Zenginliği' adlı eserinin I. Kitap, VI. Bölümü'nden alınmıştır. Smith bu bölümde ücret ve kârın, emek tarafından katılan değerden nasıl doğduğunu ele alır.
Kaynak
- Eser: Book I
- Künye: Chapter VI, p. 58.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her ulusun yıllık emeği, o ulusun yıllık olarak tükettiği bütün yaşam gereksinimlerini ve kolaylıklarını asıl olarak sağlayan kaynaktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Gerçekte, madeni parada yer alan farklı metallerin değerleri arasındaki herhangi bir düzenlenmiş oran devam ettiği sürece, en değerli metalin değeri bütün paranın değerini düzenler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)