Ünlü söz
“İngiltere'de hukuk mesleğindeki başarı, ihtirasın çok büyük hedeflerine götürür; yine de bu ülkede kolay bir servete doğmuş kaç kişi bu meslekte sivrilebilmiştir?”
— Adam Smith (1723 – 1790)
İngilizce aslı
In England, success in the profession of the law leads to some very great objects of ambition; and yet how few men, born to easy fortunes, have ever in this country been eminent in that profession?
Ne anlatıyor?
Adam Smith bu sözüyle, rahat bir maddi güvence içinde doğan insanların hukuk gibi yoğun çaba ve rekabet gerektiren mesleklerde neden nadiren yükseldiğini sorgular. Smith'in gözünde hukuk, toplumsal itibar ve siyasi güç gibi çok çekici ödüller vaat eder; ancak bu ödüllere ulaşmak uzun yıllar süren disiplinli çalışmayı, belirsizliği göze almayı ve çoğu zaman maddi kaygılarla hareket etmeyi gerektirir. Miras yoluyla geçim derdinden kurtulmuş kişiler ise aynı zorunluluğu hissetmediklerinden, mesleğin gerektirdiği sabırlı ve yıpratıcı yolda ilerlemek için yeterli güdüyü çoğunlukla bulamazlar.
Bu düşünce, Smith'in daha geniş insan davranışı anlayışıyla da uyumludur. Ona göre bireyleri harekete geçiren temel saiklerden biri, mevcut durumlarını iyileştirme arzusudur. Zaten iyi bir durumda olan kişi için bu itici güç zayıflar. Dolayısıyla söz, yalnızca hukuk mesleğine özgü bir gözlem değil; refahın, rekabetçi ortamlarda insanın çalışma azmini nasıl etkileyebileceğine dair genel bir psikolojik ve toplumsal tespittir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Adam Smith'in 1776'da yayımlanan ve modern iktisadın kurucu metinlerinden sayılan 'Ulusların Zenginliği' (An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations) adlı eserinin Beşinci Kitap, Birinci Bölüm, Üçüncü Kısım'ında yer alır. Smith burada eğitim kurumlarını ve mesleki eğitimin farklı toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini tartışırken, hukuk mesleğini bir örnek olarak ele alır. Dönemin İngiltere'sinde hukukçuluk hem yüksek gelir hem de parlamentoya girme gibi siyasi fırsatlar sunan saygın bir kariyer yolu olarak görülüyordu; Smith ise bu meslekte asıl başarıyı getiren şeyin çoğu zaman doğuştan gelen zenginlik değil, zorunluluğun yarattığı çalışma disiplini olduğunu ima eder.
Kaynak
- Eser: Book V
- Künye: Chapter I, Part III, p. 824.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Adam_Smith
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Emeğin üretken güçlerindeki en büyük gelişme ve onun herhangi bir yerde yönlendirilmesinde ya da uygulanmasında gösterilen beceri, el yatkınlığı ve sağduyunun büyük kısmı, iş bölümünün sonuçları gibi görünmektedir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her ulusun yıllık emeği, o ulusun yıllık olarak tükettiği bütün yaşam gereksinimlerini ve kolaylıklarını asıl olarak sağlayan kaynaktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Gerçekte, madeni parada yer alan farklı metallerin değerleri arasındaki herhangi bir düzenlenmiş oran devam ettiği sürece, en değerli metalin değeri bütün paranın değerini düzenler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Birlik, bu ülkeye sonsuz iyilik getirmiş bir önlemdi.”
— Adam Smith (1723 – 1790)